teyzemlerin kolesi 4

Teyzemlerin kölesi 4 teyzem,teyzemin kızı ve komşusu duygu yenge ve kızı ben ve kardeşim suna yla istedikleri gibi oynuyorlardı duygu abla ve kızı tam birer erkek delisiydiler.teyzemler yaz geldiği için bir arkadaşı onu yazlığına davet etmişti kızıyla birlikte yazlığa gitmişlerdi.beni ve kardeşim sunayı komşusu duygu yengeye bıraktı 10 gün gelmiyeceğini söyledi. duygu yenge ne derse onun dediğini yapacağımızı tembihledi.duygu yengeyede dinlemezlerse istediğin cezayı ver dedi.daha teyzemler gider gitmez duygu yenge bana ve kardeşime küfürler hakaretler etmeye başladı.daha önceden hazırladığı tasmaları çıkardı bizi dışarıdaki ağaca bağladı ve 4 ayak üstünde durmamızı ve havlamamızı emretti. mecbur yapıyorduk.duygu teyzenin kızı burcu biraz sonra elinde kayışla geldi ve iyi havlayın köpekler diye bağırmaya başladı 10 gün benden çekeceğiniz var sizin dedi.kayışla başladı sırtımıza ve götümüze vurmaya anneside yanımıza gelip böyle acımaz kızım götlerini açta öyle vur dedi ikiside sapıktı. kardeş,imde zaten etek vardı hemen eteği ve kilodu çıkardı kardeşimin amı arkadan meydandaydı.anneside benim pantolonu indirdi.donlaydım.biraz sonra onuda çıkardı dal taşak arkadan ve yandan resmen meydandaydı.ikiside sırıtıyordu.. annesi kızına al şu köpeği de biraz ormanı gezdir dedi burcu tasmamı tutup beni gezdirmeye başladı dizlerim çok ağırıyordu.her yer taş topraktı burcu biraz sonrabeni ayağa kaldırıp ağaca bağladı üstümdeki penyeyide çıkardı çırılçıplaktım.burcu sikimle oynamaya başladı benimki biraz sonra dayanamayıp kazık gibi olmuştu. burcu taşaklarımı sıkmaya başladı .acıyormu lan pezevenk diyordu kendimi bağırmamak için zor tutuyordum.sonundabağırdım bu sese duygu yenge geldi yanında köpek gibi kardeşimide gezdiriyordudal taşak meydandaydıgözleri sikimdeydi.. ne oldu kızım dedi burcu dediğimi yapmıyor demezmi duygu yenge tokatları yapıştırmaya başladı.saçımdan çekiyor canımı acıtıyordu.sonunda tekmeyi taşaklarıma yapıştırmazmı resmen bitmiştim bağlı olduğum için hareket edemiyordum.sonra bizi evegötürüp o şekilde tasmamızdan bizi bağladılar sonra kardeşim onlara yemek yaptı. yedikleri yemeğin içine tükürüp yere önümüze koydular köpek gibiydik resmen sonra ikiside ayaklarıyla kafamızı tabağın içinde eziyorlardı.suradımız yemek olmuştu ikiside kahkahalar atıyordu.biraz sonra duygu yenge yeğeniolgunu aradı ve yarın bize gelmesini ona süprizi olduğunu söyledi. duygu ablanın aklından neler geçiyordu acaba olgun kaç yaşındaydı merak ediyor ve korkuyordum.bir gün sonra sabahın 7 sinde bizi kaldırdılar.kahvaltıyıhazırlattılar.onların ayaklarının altına duruyo-rduk.üstümüzde sadece don vardı kardeşimin memeleri ortadaydı. biraz sonra kapı çaldı…devamı 5.nci bölümde [email protected]

ayak kölesi

Merhaba sizlere başımdan gecen bir olayı anlatmak istiyorum.2002 yılının mart ayında çalıştığım işyerine 20 yaslarında 1.75 boylarında bir bayan gelmişti. ayakkabı almak istediğini ve benim yardımcı olmamı istemişti.bende terettüp etmeden kabul ettim.ayağında deri botları vardı. ona yardım etmek için ne tür bir şey istediğini sordum.oda ayaklarını hoş gösterecek şık bir ayakkabı aradığını söyledi.bende ona çeşitlerimizi gösterdim.biran önce birini denemesini ve o botların altındaki ayaklara dokunmayı istiyordum.çünkü gözlerim ayaklarındaydı ve oda bunu fark etmişti.ve sonunda bir ayakkabıyı denemeye karar vermişti.ayakkabıyı ayağına giydirmek için eğildiğimde diğer ayağını dizime koymuştu.artık yavaş yavaş tahrik olmaya başlamıştım.daha fazla dayanamazdım.ona ayaklarının çok olduğunu söyledim.bana dönerek tatlı bir gülümsemeden sonra istersem öpebileceğimi söylemişti. O an orda olmayacağından telefon numarasını istedim.çünkü dükkan kalabalıktı.oda kaçta çıktığımı sorarak beni bir saat bekleyebileceğinmi söyledi.bende iş yerimden izin alarak onunla gelebileceğimi söyledim. oda kabul etti. Onunla beraber onun evine gittik.ailesi İstanbul dışındaydı eve girdiğimizde bana neler yapabileceğimi sordu.bende istediği herseyi yapabileceğimi söyledim.bana ayaklarının şiştiğini söyleyerek masaj yapmamı istedi.bende o muhteşem ayaklarını yavaş yavaş ovmaya başlamıştım. Daha sonra bir kaba su koymamı ve ayaklarını yıkamamı istedi bende emirlerine itaat etmeye başlamıştım.ayaklarını yıkadıktan sonra o güzel ayakları kurulayıp öpmeye başlamıştım.daha sonra sırt üstü yerde yatmamı istedi sağ ayağını sikimin üstüne sol ayağını da karnıma koymuştu. artık çok fazla zevk almaya başlamıştım.daha sonra ayaklarını suratımın üstüne getirerek gezdirmeye başlamıştı.bundan çok büyük zevk duyuyordum.bu olaylar devam ederken birden kapı çaldı.korkmuştum oysaki okul arkadaşı gelmişti.okul arkadaşı ne yaptığımızı sorunca oda benim fetişçi olduğumu söyledi.artık okul arkadasıda bize katılmıştı.ikiside koltuğa oturarak benim uzanmamı söylediler.birisini ayakları sikimin üstünde diğer ayaklar ise karnımda idi.daha sonra ayağa kalktılar ve biri sağ ayağını karnıma sol ayağını suratıma koymuştu.artık patlamak üzereydim.diğer ayaklar ise yaragımın üstünde idi.okul arkadaşı suratımdaki ayağını yalamamı istiyordu.artık patlıyordum.ve sonunda sikimin üstündeki kızın ayaklarına patlamıştım.artık saat geç olmuştu ayrılma vakti geldiğinde son bir defa ikisinin ayaklarını öperek oradan ayrılmıştım. Şimdi yeni sahipler arıyorum benim gibi köleye sahip olmak isteyen bayanlar bana mail atınız.

tülinin kölesi oldum

|merhaba ben mehmet tuvalet tamircisiyim.sizlere başımdan geçen hikayelerden birini anlatayım.kendimi bildim bileli küçük yaştan beri kadın ayaklarına ilgi duydum.bu ilgi mazoşistlikle büyüdü.izmir çankaya da ufak bir dükkanım var ufak tefek tamir işlerine koşuyorum.bulunduğum binada birçok firma mevcut ben bunlardan birçoğunun tesisat işlerini hallediyorum.bir üst katımda yaklaşık 20 kişinin çalıştığı bir muhasebe bürosu var.çalışan sekreter kızlardan biri oldukça hoşuma gidiyor.Adı Tülin.binadaki güzel bayanlarla sohbeti ilerletmek özel hobim haline geldi.binadaki çıktığım kız sayısı 9 oldu ama benim gözüm Tülin de en iyi arkadaşı Arzu ile de çıkmıştım.onunla çıkarken kölelik tatminim için bazı şeyler yapar ama çok sevmezdi.arasıra Tülile ilgili muhabbet açtığımda zaten sana onun gibi psikopat bi kız lazım deyip geçerdi.bigün ciddi ciddi niye bu kıza psikopaat diyorsun o senin en iyi arkadaşın değil mi diye sordum.kapatalım bu konuyu demesine fırsat vermeden hadi hadi anlat aramızda kalacak ısrarıyla ağzından biraz laf alabildim.neymiş efendim ısırmayı severmiş.erkek kardeşini sinir etmekten .haksız yere babasına şikayet edip dövdürmekten hoşlanırmış.karşısına geçip kıs kıs gülermiş,konser gibi kalabalık yerlerde özellikle yakışıklı erkeklerin ayaklarına topuklu ayakkabısıyla var gücüyle basıp .şirin bir biçimde gülümseyerek.pardon istemeyerek oldu dermiş. ve bunun gibi hikayeler.neyse biz arzuyla ayrılalı bir ay kadar olmuştu.ondan beni Tülin le tanıştırmasını istedi.Of dedi beni karıştırmayın aranızdaki sapıklığa cevabı ile şaşırdım.niye böyle söyledin ki?Ona senden bahsettim.o da şey dedi….eeeee ne dedi? A-mesleğini söyledim M-eee? A-bizim tuvaletin bakıma ihtiyacı var müsait olunca beklerim dedi. neyse bi akşam hepberaber buluştuk bi cafe de oturuyoruz.havadan sudan sohbetler ile muhabbet başladı.konuşmanın bir yerinde Tülin şöyle dedi: bak Mehmet senin bana hizmet etmek istediğini biliyorum.bu benim hoşuma gidiyor.ben seni kullanamayacak salak kızlardan değilim.Arzu kendi salaklığına yansın.seni çok karizmatik filan görürdü oysa senin istediğiğnin buolmadığı her hareketinden belliydi.sen KÖPEK olmak istiyorsun öyle değilmi? kızarmıştım ama evet demekten başka çarem olmadı. bu şansı kaybetmek istemiyordum.İyi öyleyse bana bunu istediğini ispatla dedi.nasıl ispat edebilirm Tülin? T:öncelikle bana Tülin hanım diyeceksin.sen kim oluyorsun da bana ismimle hitap ediyorsun. M-Özür dilerim Tülin hanım.Ayakkabısını çıkardı.ardındanda çoraplarını masanın üstüne koydu.garsona dönerek bir fincan çayistedi.Çay gelince şeker ile karıştırıp çorabı fincanın içinde iyice ezip iç dedi.İçtim tabiki.bir ikinci sınav daha yapayım seni diyerek.bir de kek istedi.keki ağzına atıp çiğnedikten sonra tabağına çıkardı.al sana çayla yenecek güzel bir öğün.itiraz etmeden yedim tabiki.Arzu ise şaşkınlıkla izliyordu.cafeden kalktık evlerimize gitmek üzere ayrılacaktık.Arzu evine gittitabiki.ama biz Tülin hanımla birlikte yeni taşınmış olduğu kendi evine gitik.gider gitmez beni banyoya çağırdı.elini yüzünü yıkamış dişlerini fırçalayacaktı.eğilmemi söyleyerek ağzıma bir huni koydu .dişlerini fırçaladıkça artıkları huni içine tükürüyordu.enson ağzını suyla çalkalayarak tükürdüğünde hepsini yuttum.aferin iyi bir kölesin ama bunlar bazı şeylerin sadece başlangıcı.sadece birer test ,sınırlarını görmek istiyorum.bende sınır yok sınırım senin dayanmagücüne ve benim keyfime bağlı diyerek banyodan çıktı.biraz işinin olduğunu söyleyerek gitti.birazsonra mutfağa gel sesiyle irkildim gittim.diz çöktüm.yemek yiyordu .acıktınmı küçük domuzum dedi.acıkmıştım.umuyordum ki artıkları veya ağzında çiğnediği yemeği verecek.ama umduğum gibi olmadı.eliyle lavabonun altındaki dolabı işaret ederek.orada dün yediğim tavuğun kemikleri olacaktı.çöpün içinde alıp yiyebilirsin.kemikleri buldum çıkarmış olduğu tabağa koydum.sonra inanılmaz birşey oldu kemikleri istedi.verdim onları bacak arasına sokup çıkardı .bir kısmınıda arkasına ,önüme koydu al işte sosladım afiyetle ye.kemikler bakakalmıştım.AAAA özürdilerim içeceğini unuttum öyle değilmi.Limonata severmisin?dolabı açarak çıkardığı şişeden bir bardak limonata koydu ve uzattı.merak etme taze daha dün yaptım ,geleceğini bildiğim için ziyan edip tuvallette harcamak istemedim dedi.10 dakikalık bir ziyafetten sonra. T-aferin beklediğimden de itaatkar çıktın.gerçi senin mesleğin bu alışkınsındır.diyerek televizyon seyretmeye koyuldu.biryandanda bundan sonra evimde kalacak ve tüm ev işlerini yapacaksın .azad olmak istersen kapı açık defolup gidebilirsin.ama kararını şimdi ver sonra gitmek yok.artık hayatın işkence ve hizmetle geçecek.ben seni azad edene kadar.yepyeni bir başlangıç bu sen şanslı bir erkeksin.diyerek televizyon seyretmeye devam etti [email protected] eğerside isterseniz

neslihanın kölesi 2

Neslihan dolabından bir çift spor ayakkabı alıp onları giyip dışarı çıktı. Ben de dolabındaki bütün ayakkabıları kucaklayıp kapını önüne gittim. Her bir çifti önüme dizmiştim. Önce bir çift sandaleti aldım ve yalamaya başladım tek tek içini,tabanını ve kayışlarını yaladım. Sonra bir çift bot arada bir burnumu botun içine sokup derin nefes alıyordum. En çok onun tabını yalarken zorlandım bütün pislikler ağzıma geliyordu tozlar ufak taşları dilimde hissediyordum. Sonuçta onu da tertemiz yaptım. Bira kaç ayakkabı daha vardı okul ayakkabısı, günlük giydiği ayakkabı, bir başka spor ayakkabı ve uzun topuklu deri bir çizme. Hepsini yalıyordum. Kapıdan ayak sesleri gelmeye başlayınca bir spor ayakkabıyı ters çevirdim ve tabanını yalama başladım. Kapı açıldı hala yalıyordum ve hiç beklemediğim bir anda bir ses yükseldi “ Bu da kim?”.kafamı kaldırdım Hülya hanım arkasında Neslihan bana bakıyorlardı Hülya hanım çok şaşırmıştı ben daha ağzımı açmadan Neslihan cevap verdi”O bizim yeni kölemiz,paspasımız,ayak temizleyicimiz anne” sonra ban döndü ve “ annemi selamla” dedi. Hülya hanım bir şirkette çalışıyordu. Üstünde ceket gömlek bir mini etek ten rengi çorap ve uzun topuklu bir ayakkabı vardı. sahibemin emrini hemen yerine getirdim hülya hanımın ayakkabılarını öpüp yalamaya başladım. Hülya hanım gülerek” bu ne demek bilmiyorum ama çok hoşuma gitti”dedi. “başka bir şey yapabilir miyim?” ”ne istersen anne” “paspasımız demiştin” bu lafı söyleyince Neslihan bana baktı ne demek istediğini anlamıştım sırt üstü önlerine uzandım. Hülya hanım üstüme çıkıp ayaklarına t-shirtüme silmeye başladı Üstümde yürüyordu Topukları göğsüme ve karnıma giriyordu bunu acıyla hissediyordum. Neslihan istersen yüzüne bile basabilirsin” dedi. kafamı yan çevirdim burnumun kırılmasını istemiyordum. Hülya hanım tek ayağını kafama koydu ve yavaş yavaş bastırmaya başladı. daha sonra iki ayağıyla kafama çıktı Ve ne kadar eğlendiğini söyleyerek kahkaha attı. sonra aşağı indi kafam zonkluyordu Neslihan “bak anne bir paspas böyle kullanılır …. aç ağzını ve dilin çıkar köle” diyerek spor ayakkabısını dilime sürtmeye başladı.”bunu yaparken ikisi de çok eğleniyordu. Paspaslık görevim bittikten sonra ikisi de oturma odasına geçtiler ve bana onlara içecek getirmemi emrettiler. Onlara kolalarını götürdüm hülya hanım “Aferin köle” dedi Neslihan’a döndüğümde ise sinirli bir ifade gördüm .kolasını alıp yere fırlattı ve bana bir tokat attı. “Bundan sonra bana hizmet ederken emekleyeceksin” “git şimdi bir bez getir ve buraları temizle “ dedi kolayı göstererek. Hemen dizlerimin üstüne çöktüm emekleyerek ilerledim ve bez kapıp geldim Neslihan’ın yeni kolasını da emekleyerek getirmiştim yerdeki kola bardağını alıp halıyı temizlemeye başladım bu sırada Neslihan annesine beni nasıl kölesi yaptığını anlatıyordu ikisi de çok gülüyorlardı bu olaylara. Halıyı temizledikten sonra halının dışından yer taşan kolayı temizleyeceğim anda Neslihan “Dur!” dedi. Ayağa kalkıp önüme kadar yürüdü ve tek ayağını kola birikintisine soktu “burada ki kolayı yalamanı istiyorum” dedi. Eğilip ayakkabısının yanlarındaki kola birikintisini yaladım. Sonra Neslihan ayağını kaldırıp ayakkabısının altını yalamamı istedi. Ayakkabısının altını tertemiz yaptıktan sonra kolasını yudumlamaya başladı. Ben orda ne yapacağımı bilmeden dizlerimin üstünde duruyordum. Neslihan “susadın galiba gel buraya”dedi. Yanına emekledim.”aç ağzını köle!”dedi ve kolasından bir yudum aldı ve ağzında çalkalamaya başladı .Hülya hanım kızının amacını anlayınca saçımdan tutup kafamı yatık hale getirdi. O da sahibeliğe hemen alışmıştı suratıma sert bir tokat indirip “aç ağzını sersem!” diye bağırdı. Yediğim tokatın ve saçımın sertçe çekilmesinin verdiği acıyla ağzımı açabildiğim kadar açtım. Neslihan’ın yüzünün yaklaştığını görünce gözlerimi kapattım.1 saniye sonra ağzıma sıcak ve asiti kaçmış,fakat tükürükle asitlenmiş kolanın boşaldığını hissetim. Ben yutkunurken onlar tekrar kahkahalara boğulmuşlardı. Hülya hanım “şimdi de benden ama gözlerini açmanı istiyorum”dedi. Gözerimi ve ağzımı açtım Hülya hanım yaklaşıp ağzımın içine tükürdü. olanlara hala inanamıyordum. Boğazımdan Hülya hanımın tükürüğü inerken dün sabah özgür bir insan olduğumu bugün ise bu kadın ve kızının istediği her şeyi yapabileceği bir şey olduğumu düşündüm. Evet sadece bir “şey”dm ben. İlk başta Neslihan’ın biraz ayaklarını öptürüp beni bırakacağını düşünmüştüm ama şu anda benim bile düşünemeyeceğim bir şey olmuştu annesinin tükürüğünü yutmuştum.İlerde neler olacağından korkmaya başlamıştım.

neslihanın kölesi 4

Neslihan sırtımdan ayaklarını indirirken annesi Hülya Hanım da salondan dışarı çıktı. Ayakkabıları ve çıkardığı çorapları hala yerde duruyordu. Ben ne yapacağımı bilemediğinden hala dizlerimin üstünde Hülya hanımın biraz önce oturduğu koltuğa doğru yönelmiş bekliyordum. Neslihan “Hey!” diyerek hafifçe ayağıyla beni dürttü.”Buraya dönsene salak köpek şimdi tekrar benim emrimdesin .Git bana oradan gazeteyi getir” diyerek parmağıyla salonun diğer köşesini işaret etti. Emri hemen yerine getirmek için ayağa kalktım. “Geri zekalı sana kim ayağa kalkmanı söyledi!!Bu evde köpek gibi emekleyeceksin!” .Hemen ellerimin üstüne çöktüm. “Emirleri hızla yerine getiriyorsun değil mi köpek!Havla bakalım!” .Bu hiç beklemediğim bir şeydi, şaşırdım.”İt sana sahiben olarak havlamanı emrettim öyle şapşal şapşal durmayı bırak.” Tabi ki emri yerine getirmeliydim “hav,hav!”diye basitçe havladım. “Hayır olmuyor,. Ben hiç böyle havlayan köpek duymadım sen benim köpeğim olduğuna göre sende düzgün havlamalısın!”.Elimden geldiği şekilde gerçek bir köpek gibi havladım. Neslihan gülmeye başladı. Hülya hanımın da içerde kıkırdadığını duyuyordum. Sonra Hülya hanım “Neslihan köpeğin tasmasını takta biraz sitede gezdir, belki çişi falan vardır.” dedi. İkisi de çok güldüler buna. Ben kıpkırmızı olmuş bir şekilde korkmaya başladım. Neyse ki sadece bir espriydi. En azından öyle sandım çünkü Neslihan bir şey söylemedi. Ben emekleyerek gazetelerin olduğu köşeye gittim ve birini aldım. Geri Neslihan’ın önüne emeklediğimde elimden gazeteyi aldı. “Dur!Yüzünü kaldır”dedi Neslihan. Ona baktım. Yüzüme artarda 4 tokat indirdi. ”Bunların ikisi emeklemeyip ayağa kalktığın için,diğer ikisi de dünün gazetesini getirdiğin için moron! Git doğrusunu getir.” Dediğini yaptım. ”Bir de şu konuya bir çözüm bulmalıyız emekleyerek gelirken elinde gazeteyi de sürüklemen hoşuma gitmedi. Ağzında getirmeni de istemiyorum çünkü ıslatırsın gazeteyi ,sana bir sepet falan taklım bari ya da sepeti ağzında taşırsın. Neyse şimdi ayakkabılarımı saygı göstererek onları çıkar ayağımdan-bağcıkları da ağzınla çöz.” Ayaklarını elime aldım her ikisine de öpücükler kondurdum. Her ikisinin de bağcıklarını dişimle çözdüm ama baya zorlandım bu işte. Neslihan da fark etmişti bunu “Boş ver bir kaç günde alışırsın hatta ustası bile olursun bu işin Olmak zorundasın zaten” Bağcıkları çözdükten sonra tek ayağını yere bırakacaktım ama bir tokat yemekten korkuyordum .Saygılı davranmam gerektiğini hatırlayıp tek ayağını başımın üstüne koydum ve diğerini dikkatlice ayağından çıkardım. Diğeri için de aynı yöntemi kulandım. Bu sırada beyaz çoraplı ayaklarına baktım. Ter yüzünden bazı yerler nemli görünüyordu,özelikle parmak dipleri. Ayrıca hafiften kahverengileşen kısımlar da vardı kir yüzünden. Topukları ve tabanlarını dışa bakan tarafları böyleydi. “Tamam şimdi yere uzan ve ben gazetemi okurken muhteşem ayağımın kokusunu tadını çıkarmaya bak!” Yere uzandım ve ayaklarını suratımın üstüne yerleştirdim. Tekini burnumun üstüne sıkıca yerleştirirken tekiyle de ağzıma bastırıyordu. Önce bana şöyle bir baktı ve gazetesini okumaya başladı. Hülya Hanımın ayakları kokusu zaten burnumdaydı ama bu daha bir sertti. Bu yaz sıcağında bisiklete binmesinden oluşan kokuyu ciğerlerime doldurmaktaydım. Ayrıca ayakları yüzünden çok kolay nefes alamıyordum. Bir 10 dakika böyle geçti. Sonra diğer ayağını burnuma yerleştirip önceki ayağını da gözlerime sürmeye başladı. 5 dakika sonra burnumdaki ayağı iyice zor nefes almama neden olan bir konuma geldi. Önce bekledim fakat çok zorlanıyordum hafifçe ağzımı açtım ve açtığım anda gözlerimdeki ayağın kalkıp sertçe alnıma inmesi bir oldu. Neye uğradığımı şaşırdım. Neslihan birkaç kez daha kafama böyle vururken “Sana ayağımı koklamanı söyledim!”Sonra ikisini birden kaldırıp hızla yüzüme indirdi. Şanslıydım çünkü burnuma gelmemişti darbe ama canım çok yanmıştı. Sonra Neslihan ayağa kalktı. Yüzümde duruyordu ben zaten acıdan sersemlemiştim bu yüzden çok da bir şey hissetmiyordum. Biraz durduktan sonra göğsüme geçti ve tek ayağını yüzüme sürmeye devam etti. Yüzünden cidden kızgın olduğu anlaşılıyordu. Kızgın gözleriyle benim gözlerimin içine bakıyordu. Bu sefer ki korkum çok fazlaydı cidden endişelenmeye başlamıştım. O sırada Hülya Hanım içeri girdi.”Öyle kalın sakın bozmayın!” diyerek fotoğrafımızı çekti. Böyle bir resmimin çekilmesi belki beni üzerdi ama o sırada bu olaya çok sevindim çünkü Neslihan beni unutup poz verme işine dalmıştı. Birkaç resmimi daha çektiler. Sonra sinirli Neslihan’dan bir emir geldi.”Yala!” başka hiçbir şey söylemedi. Ve ben dilimi çıkarıp çoraplı ayağını yalamaya başladım .Artık nemli yerler kurumaya başlamıştı ama kirli yerler duruyor ve ben onları yalıyordum , kumaş tadı ve ayak kokusunu karışık tadı geliyordu ağzıma. Biraz da böyle resmim çekildikten sonra hülya hanım makineyi bir kenara bıraktı. Ve Neslihan’a :”İstersen şimdi evine gitsin başka bir gün devam edersin. Baya geç oldu ve nasıl olsa elimizde kanıtlar da var biz ne zaman istersek onu çağırıp ne istersek onu yaptırırız di mi köle?” “Evet efendim!”dedim Neslihan’ın kızgınlığından hemen kaçmak istiyordum. “Son bir şey daha yaptıracağım,anne!”diyerek salondan çıktı Neslihan. Bu sırada Hülya Hanımın ayağına ayakkabılarını tekrar giymiş olduğunu fark ettim. Ben onun güzel ayaklarını hayranlıkla izlerken Neslihan içeriye elinde su dolu bir leğenle geldi. Leğeni önüme bırakıp yine koltuğa oturdu.”Ayaklarım cidden çok terli ,böyle kalmasını istemiyorum!Çıkar çoraplarımı !” Hemen denileni yaptım ve bu sefer de biraz önce kokladığım ayakların kokusu keskin bir şekilde yüzüme çarptı.”Daha onları koklamak için yılların olacak şimdi yıka!”dedi ve ayaklarını suya soktu. Bir ayağını elime alıp hafifçe suyun içinde yıkamaya başladım. Parmak aralarını temizlerken çoraptan da oluşan kir birikintileri suya düşüyordu. İkisini de temizledim ve suya geri koydum.”Kurulasana köpek”. Benim şaşkınca etrafıma baktığımı görünce ”Çıkar t-shirt ünü “dedi. T-shirtümle ayaklarını dikkatlice kuruladım ve yeni bir emir beklemeye başladım. “şimdi leğeni boşaltacaksın,ama lâvaboya değil aşağılık midene!”Hülya hanım anlamıştı kızının niyetinin kafamı suya doğru ittirmeye başladı. Bir köpeğin su içmesi gibi leğendeki suyu içmeye başladım. Hemen bitmesi için ağzımı bolca suyla dolduruyordum.”Aferin köpecik,tadını sevdin değil mi?”diye dalga geçmeye başladı Neslihan. Hülya hanımda yağa kalkıp ayağını kafamın arkasına yerleştirdi. Biraz daha su içtikten sonra dipte çok az bir şey kalmıştı. Neslihan leğeni eğip geri akalan suyu bana içirdi. Bu sırda o çorap parçalarının bir kısmını yuttum fakat bir kısmı ıslak olduğundan dibe yapışmıştı.”Yemeğini bitirmezsen arkandan ağlar dimi köpecik?Akıllı bir köpek ol ve onları yala.”denileni de yerine getirdim yutarken Neslihan ona bakmamı istedi .Ve yuttuktan sonra gözlerime bakarak kahkaha atmaya başladı “Dün arkadaşımken bugün ayağımı yalayan pislikten başka bir şey değilsin!Zaten hep senin böyle bir yere uygun olduğunu düşünmüştüm,ayağımın altına yani!” Hülya Hanım da gülerek “tamam şimdi yüz sütü yatta sana bu günlük son bir hediye vereyim”dedi. Yere yatınca sırtıma çıktı ve yüklenmeye başladı. Topukları hafif acı veriyordu. Fakat sonra bir anda tek ayağının topuğu baya acıtmaya başladı. Anladığım kadarıyla tüm ağırlığını topuğuna vermişti. Sonra iki ayağıyla birden bunu yapınca dehşet bir acı hissettim .Muhtemelen bir yara oluşmuştu. İnledim.”Ayyy zavallıcık acıttım mı?Ama alışmalısın daha canın çok acıyacak”diyen Hülya Hanım o gün o acının yeterli olduğunu düşünüp tekrar normal bir şekilde sırtıma bastı.”Şimdi hediyede sıra!Hediye şu bir süre t-shirt ünü kimsenin yanında çıkaramayacaksın!”Bu sırada tek ayağının topuğuyla sırtıma çizmeye başladı. Oradan anladığım kadarıyla sırtım ’köle’ yazıyordu Hülya Hanım. İşi bitince Neslihan da sırtıma çıktı ve Fotoğraf makinesiyle sırtımı ve ayaklarını çektiler. Sonra ikisi de sırtımdan indi. Ben hala yerde yatarken Hülya Hanım “Yarın erkenden burara ol sabah işe gitmeden kullanacağım seni!” dedi. Ben hemen emekler pozisyona geldim. Ve t-shirt ümü yerden aldım “yarın görüşürüz köle al bu gece bunlar sende kalsın”diyen Neslihan yerden bir kendi çorabını bir de annesinin çorabını elime tutuşturdu. Daha fazla beklemeden emekleyerek kapıya gittim. Ayağa kalkıp t-shirtümü giydim,çorapları cebime atıp kapıyı açtım.”Cık cık cık!Vedalaşmayı unuttun köle ama neyse ilk gün acemiliğine sayıyorum. Cezasını yarın vereceğim!”diyen Hülya Hanıma “Emredersiniz efendim!”diyip dışarı çıktım. 10 saniye olduğum yerde kaldım Hayatım tümden değişmişti. Aslında artık hayatım değildi. Onları hayatıydı .Bir anda kaynar sular başımdan aşağı indi,çok üzülmüştüm. Eve doğru giderken kendime itiraf edemesem de öbür günü sabırsızlıkla bekliyordum. Ve şimdi 1 yıl sonra bunları yazdım. Hala onların hizmetindeyim. Bu yazdıklarımı da izinsiz yazıyorum ama paylaşmak istiyorum çünkü etrafımda bunu söyleyebileceğim kimse yok.

tülinin sex kölesi oldum

merhaba ben mehmet tuvalet tamircisiyim.sizlere başımdan geçen hikayelerden birini anlatayım.kendimi bildim bileli küçük yaştan beri kadın ayaklarına ilgi duydum.bu ilgi mazoşistlikle büyüdü.izmir çankaya da ufak bir dükkanım var ufak tefek tamir işlerine koşuyorum.bulunduğum binada birçok firma mevcut ben bunlardan birçoğunun tesisat işlerini hallediyorum.bir üst katımda yaklaşık 20 kişinin çalıştığı bir . muhasebe bürosu var.çalışan sekreter kızlardan biri oldukça hoşuma gidiyor.Adı Tülin.binadaki güzel bayanlarla sohbeti ilerletmek özel hobim haline geldi.binadaki çıktığım kız sayısı 9 oldu ama benim gözüm Tülin de en iyi arkadaşı Arzu ile de çıkmıştım.onunla çıkarken kölelik tatminim için bazı şeyler yapar ama çok sevmezdi.arasıra Tülile ilgili muhabbet açtığımda zaten sana onun gibi psikopat bi kız lazım deyip geçerdi.bigün ciddi ciddi niye bu kıza psikopaat diyorsun o senin en iyi arkadaşın değil mi diye sordum.kapatalım bu konuyu demesine fırsat vermeden hadi hadi anlat aramızda kalacak ısrarıyla ağzından biraz laf alabildim.neymiş efendim ısırmayı severmiş.erkek kardeşini sinir etmekten .haksız yere babasına şikayet edip dövdürmekten hoşlanırmış.karşısına geçip kıs kıs gülermiş,konser gibi kalabalık yerlerde özellikle yakışıklı erkeklerin ayaklarına topuklu ayakkabısıyla var gücüyle basıp .şirin bir biçimde gülümseyerek.pardon istemeyerek oldu dermiş. ve bunun gibi hikayeler.neyse biz arzuyla ayrılalı bir ay kadar olmuştu.ondan beni Tülin le tanıştırmasını istedi.Of dedi beni karıştırmayın aranızdaki sapıklığa cevabı ile şaşırdım.niye böyle söyledin ki?Ona senden bahsettim.o da şey dedi….eeeee ne dedi?

A-mesleğini söyledim

M-eee?

A-bizim tuvaletin bakıma ihtiyacı var müsait olunca beklerim dedi.

neyse bi akşam hepberaber buluştuk bi cafe de oturuyoruz.havadan sudan sohbetler ile muhabbet başladı.konuşmanın bir yerinde Tülin şöyle dedi:

bak Mehmet senin bana hizmet etmek istediğini biliyorum.bu benim hoşuma gidiyor.ben seni . kullanamayacak salak kızlardan değilim.Arzu kendi salaklığına yansın.seni çok karizmatik filan görürdü oysa senin istediğiğnin buolmadığı her hareketinden belliydi.sen KÖPEK olmak istiyorsun öyle değilmi?

kızarmıştım ama evet demekten başka çarem olmadı. bu şansı kaybetmek istemiyordum.İyi öyleyse bana bunu istediğini ispatla dedi.nasıl ispat edebilirm Tülin?

T:öncelikle bana Tülin hanım diyeceksin.sen kim oluyorsun da bana . ismimle hitap ediyorsun.

M-Özür dilerim Tülin hanım.Ayakkabısını çıkardı.ardındanda çoraplarını masanın üstüne koydu.garsona dönerek bir fincan çayistedi.Çay gelince şeker ile karıştırıp çorabı fincanın içinde iyice ezip iç dedi.İçtim tabiki.bir ikinci sınav daha yapayım seni diyerek.bir de kek istedi.keki ağzına atıp çiğnedikten sonra tabağına çıkardı.al sana çayla yenecek güzel bir öğün.itiraz etmeden yedim tabiki.Arzu ise şaşkınlıkla izliyordu.cafeden kalktık evlerimize gitmek üzere ayrılacaktık.Arzu evine gittitabiki.ama biz Tülin hanımla birlikte yeni taşınmış olduğu kendi evine gitik.gider gitmez beni banyoya çağırdı.elini yüzünü yıkamış dişlerini fırçalayacaktı.eğilmemi söyleyerek ağzıma bir huni koydu .dişlerini fırçaladıkça artıkları huni içine tükürüyordu.enson ağzını suyla çalkalayarak tükürdüğünde hepsini yuttum.aferin iyi bir kölesin ama bunlar bazı şeylerin sadece başlangıcı.sadece birer test ,sınırlarını görmek istiyorum.bende sınır yok sınırım senin dayanmagücüne ve benim keyfime bağlı diyerek banyodan çıktı.biraz işinin olduğunu söyleyerek gitti.birazsonra mutfağa gel sesiyle irkildim gittim.diz çöktüm.yemek yiyordu .acıktınmı küçük domuzum dedi.acıkmıştım.umuyordum ki artıkları veya ağzında çiğnediği yemeği verecek.ama umduğum gibi olmadı.eliyle lavabonun altındaki dolabı . işaret ederek.orada dün yediğim tavuğun kemikleri olacaktı.çöpün içinde alıp yiyebilirsin.kemikleri buldum çıkarmış olduğu tabağa koydum.sonra inanılmaz birşey oldu kemikleri istedi.verdim onları bacak arasına sokup çıkardı .bir kısmınıda arkasına ,önüme koydu al işte sosladım afiyetle ye.kemikler bakakalmıştım.AAAA özürdilerim içeceğini unuttum öyle değilmi.Limonata severmisin?dolabı açarak çıkardığı şişeden bir bardak limonata koydu ve uzattı.merak etme taze daha dün yaptım ,geleceğini bildiğim için ziyan edip tuvallette harcamak istemedim dedi.10 dakikalık bir ziyafetten sonra.

T-aferin beklediğimden de itaatkar çıktın.gerçi senin mesleğin bu alışkınsındır.diyerek televizyon seyretmeye koyuldu.biryandanda bundan sonra evimde kalacak ve tüm ev işlerini yapacaksın .azad olmak istersen kapı açık defolup gidebilirsin.ama kararını şimdi ver sonra gitmek yok.artık hayatın işkence ve hizmetle geçecek.ben seni azad edene kadar.yepyeni bir başlangıç bu sen şanslı bir erkeksin.diyerek televizyon seyretmeye devam etti.

kölesi olmuştu sikimin

Herkese selam fazla detaylara girmeyeceğim arkadaşımın teyzesi sikmin kölesi oldu , Nasılmı rahat oturun ve gözleriniz kapatıp beni dinleyin ,
Arkadaşımın teyzesi ile arkadaşımın düğününde tanıştık düğünde ben o kadar aktiftimki herşeye koşturuyor düğünün kusursuz geçmesi için elimden geleni yapıyordum bu arada teyzesi beni gözüne kestirmiş kim bu diye merak edip duruyormuş neyse düğün başladı herkes eğlenirken teyzesi benim yanıma gelip benimle tanıştı maşallah yorulmak bilmiyorsun dedi bende öyleyim kanım kaynıyor ne yapayım dedim sonra düğün bitti arkadaşı gerdeğe uğurladık bizde teyzesi ve ailesi ile onların evinde oturuyorduk vakit baya geç olmuştu herkes uyumuştu teyzesi de bana bir kahve yapıp getirdi ve bebnim yanıma oturdu sohbet ederken gözleri hep aletimdeydi çünkü bende ona bakarken onu arzulamış ve sikim kalkmıştı daha sonra kahve fincanımı şelimden alırken isteyerek elini sikime sürttü ve fincanı mutfağa götürdü bende peşinden gittim arkasından yaklaşıp belinden sarıldım ve sikimi kıçında hissetmesini sağladım ve hızla yüzünü dönüp dudaklarıma yapıştı elini sikime atıp okşamaya başladı sonra sikimi çıkartıp yalamaya ve emmeye başladı beraber banyoya geçtik küvetin kenarına domaltıp 21 cm lik sikimi, köküne kadar sokup inlete inlete en az 4 deefa orgazm ettim o kadar çok sevmiştiki sikimi ilişkiden sonra bana dönerek haftaya beraber bir otele gidip 24 saat beraber olmak istediğini söyledi evet dediği gibi ertesi hafta bir otele gittik ve 24 sat hiç odadan çıkmadan saatlerce sikytim onu götü amı sikilmedik yerini bırakmadım

Neslihanın Kölesi olmuşumdur

Neslihan sırtımdan ayaklarını indirirken annesi Hülya Hanım da salondan dışarı çıktı. Ayakkabıları ve çıkardığı çorapları hala yerde duruyordu. Ben ne yapacağımı bilemediğinden hala dizlerimin üstünde Hülya hanımın biraz önce oturduğu koltuğa doğru yönelmiş bekliyordum. Neslihan “Hey!” diyerek hafifçe ayağıyla beni dürttü.”Buraya dönsene salak köpek şimdi tekrar benim emrimdesin .Git bana oradan gazeteyi getir” diyerek parmağıyla salonun diğer köşesini işaret etti. Emri hemen yerine getirmek için ayağa kalktım. “Geri zekalı sana kim ayağa kalkmanı söyledi!!Bu evde köpek gibi emekleyeceksin!” .Hemen ellerimin üstüne çöktüm. “Emirleri hızla yerine getiriyorsun değil mi köpek!Havla bakalım!” .Bu hiç beklemediğim bir şeydi, şaşırdım.”İt sana sahiben olarak havlamanı emrettim öyle şapşal şapşal durmayı bırak.” Tabi ki emri yerine getirmeliydim “hav,hav!”diye basitçe havladım. “Hayır olmuyor,. Ben hiç böyle havlayan köpek duymadım sen benim köpeğim olduğuna göre sende düzgün havlamalısın!”.Elimden geldiği şekilde gerçek bir köpek gibi havladım. Neslihan gülmeye başladı. Hülya hanımın da içerde kıkırdadığını duyuyordum. Sonra Hülya hanım “Neslihan köpeğin tasmasını takta biraz sitede gezdir, belki çişi falan vardır.” dedi. İkisi de çok güldüler buna. Ben kıpkırmızı olmuş bir şekilde korkmaya başladım. Neyse ki sadece bir espriydi. En azından öyle sandım çünkü Neslihan bir şey söylemedi. Ben emekleyerek gazetelerin olduğu köşeye gittim ve birini aldım. Geri Neslihan’ın önüne emeklediğimde elimden gazeteyi aldı. “Dur!Yüzünü kaldır”dedi Neslihan. Ona baktım. Yüzüme artarda 4 tokat indirdi. ”Bunların ikisi emeklemeyip ayağa kalktığın için,diğer ikisi de dünün gazetesini getirdiğin için moron! Git doğrusunu getir.” Dediğini yaptım. ”Bir de şu konuya bir çözüm bulmalıyız emekleyerek gelirken elinde gazeteyi de sürüklemen hoşuma gitmedi. Ağzında getirmeni de istemiyorum çünkü ıslatırsın gazeteyi ,sana bir sepet falan taklım bari ya da sepeti ağzında taşırsın. Neyse şimdi ayakkabılarımı saygı göstererek onları çıkar ayağımdan-bağcıkları da ağzınla çöz.”

Ayaklarını elime aldım her ikisine de öpücükler kondurdum. Her ikisinin de bağcıklarını dişimle çözdüm ama baya zorlandım bu işte. Neslihan da fark etmişti bunu “Boş ver bir kaç günde alışırsın hatta ustası bile olursun bu işin Olmak zorundasın zaten” Bağcıkları çözdükten sonra tek ayağını yere bırakacaktım ama bir tokat yemekten korkuyordum .Saygılı davranmam gerektiğini hatırlayıp tek ayağını başımın üstüne koydum ve diğerini dikkatlice ayağından çıkardım. Diğeri için de aynı yöntemi kulandım. Bu sırada beyaz çoraplı ayaklarına baktım. Ter yüzünden bazı yerler nemli görünüyordu,özelikle parmak dipleri. Ayrıca hafiften kahverengileşen kısımlar da vardı kir yüzünden. Topukları ve tabanlarını dışa bakan tarafları böyleydi. “Tamam şimdi yere uzan ve ben gazetemi okurken muhteşem ayağımın kokusunu tadını çıkarmaya bak!” Yere uzandım ve ayaklarını suratımın üstüne yerleştirdim. Tekini burnumun üstüne sıkıca yerleştirirken tekiyle de ağzıma bastırıyordu. Önce bana şöyle bir baktı ve gazetesini okumaya başladı. Hülya Hanımın ayakları kokusu zaten burnumdaydı ama bu daha bir sertti. Bu yaz sıcağında bisiklete binmesinden oluşan kokuyu ciğerlerime doldurmaktaydım. Ayrıca ayakları yüzünden çok kolay nefes alamıyordum. Bir 10 dakika böyle geçti. Sonra diğer ayağını burnuma yerleştirip önceki ayağını da gözlerime sürmeye başladı. 5 dakika sonra burnumdaki ayağı iyice zor nefes almama neden olan bir konuma geldi. Önce bekledim fakat çok zorlanıyordum hafifçe ağzımı açtım ve açtığım anda gözlerimdeki ayağın kalkıp sertçe alnıma inmesi bir oldu. Neye uğradığımı şaşırdım. Neslihan birkaç kez daha kafama böyle vururken “Sana ayağımı koklamanı söyledim!”Sonra ikisini birden kaldırıp hızla yüzüme indirdi. Şanslıydım çünkü burnuma gelmemişti darbe ama canım çok yanmıştı. Sonra Neslihan ayağa kalktı. Yüzümde duruyordu ben zaten acıdan sersemlemiştim bu yüzden çok da bir şey hissetmiyordum. Biraz durduktan sonra göğsüme geçti ve tek ayağını yüzüme sürmeye devam etti. Yüzünden cidden kızgın olduğu anlaşılıyordu. Kızgın gözleriyle benim gözlerimin içine bakıyordu. Bu sefer ki korkum çok fazlaydı cidden endişelenmeye başlamıştım. O sırada Hülya Hanım içeri girdi.”Öyle kalın sakın bozmayın!” diyerek fotoğrafımızı çekti. Böyle bir resmimin çekilmesi belki beni üzerdi ama o sırada bu olaya çok sevindim çünkü Neslihan beni unutup poz verme işine dalmıştı. Birkaç resmimi daha çektiler. Sonra sinirli Neslihan’dan bir emir geldi.”Yala!” başka hiçbir şey söylemedi. Ve ben dilimi çıkarıp çoraplı ayağını yalamaya başladım .Artık nemli yerler kurumaya başlamıştı ama kirli yerler duruyor ve ben onları yalıyordum , kumaş tadı ve ayak kokusunu karışık tadı geliyordu ağzıma. Biraz da böyle resmim çekildikten sonra hülya hanım makineyi bir kenara bıraktı. Ve Neslihan’a :”İstersen şimdi evine gitsin başka bir gün devam edersin. Baya geç oldu ve nasıl olsa elimizde kanıtlar da var biz ne zaman istersek onu çağırıp ne istersek onu yaptırırız di mi köle?” “Evet efendim!”dedim Neslihan’ın kızgınlığından hemen kaçmak istiyordum. “Son bir şey daha yaptıracağım,anne!”diyerek salondan çıktı Neslihan. Bu sırada Hülya Hanımın ayağına ayakkabılarını tekrar giymiş olduğunu fark ettim. Ben onun güzel ayaklarını hayranlıkla izlerken Neslihan içeriye elinde su dolu bir leğenle geldi. Leğeni önüme bırakıp yine koltuğa oturdu.”Ayaklarım cidden çok terli ,böyle kalmasını istemiyorum!Çıkar çoraplarımı !” Hemen denileni yaptım ve bu sefer de biraz önce kokladığım ayakların kokusu keskin bir şekilde yüzüme çarptı.”Daha onları koklamak için yılların olacak şimdi yıka!”dedi ve ayaklarını suya soktu. Bir ayağını elime alıp hafifçe suyun içinde yıkamaya başladım. Parmak aralarını temizlerken çoraptan da oluşan kir birikintileri suya düşüyordu. İkisini de temizledim ve suya geri koydum.”Kurulasana köpek”.

Benim şaşkınca etrafıma baktığımı görünce ”Çıkar t-shirt ünü “dedi. T-shirtümle ayaklarını dikkatlice kuruladım ve yeni bir emir beklemeye başladım. “şimdi leğeni boşaltacaksın,ama lâvaboya değil aşağılık midene!”Hülya hanım anlamıştı kızının niyetinin kafamı suya doğru ittirmeye başladı. Bir köpeğin su içmesi gibi leğendeki suyu içmeye başladım. Hemen bitmesi için ağzımı bolca suyla dolduruyordum.”Aferin köpecik,tadını sevdin değil mi?”diye dalga geçmeye başladı Neslihan. Hülya hanımda yağa kalkıp ayağını kafamın arkasına yerleştirdi. Biraz daha su içtikten sonra dipte çok az bir şey kalmıştı. Neslihan leğeni eğip geri akalan suyu bana içirdi. Bu sırda o çorap parçalarının bir kısmını yuttum fakat bir kısmı ıslak olduğundan dibe yapışmıştı.”Yemeğini bitirmezsen arkandan ağlar dimi köpecik?Akıllı bir köpek ol ve onları yala.”denileni de yerine getirdim yutarken Neslihan ona bakmamı istedi .Ve yuttuktan sonra gözlerime bakarak kahkaha atmaya başladı “Dün arkadaşımken bugün ayağımı yalayan pislikten başka bir şey değilsin!Zaten hep senin böyle bir yere uygun olduğunu düşünmüştüm,ayağımın altına yani!” Hülya Hanım da gülerek “tamam şimdi yüz sütü yatta sana bu günlük son bir hediye vereyim”dedi. Yere yatınca sırtıma çıktı ve yüklenmeye başladı. Topukları hafif acı veriyordu. Fakat sonra bir anda tek ayağının topuğu baya acıtmaya başladı. Anladığım kadarıyla tüm ağırlığını topuğuna vermişti. Sonra iki ayağıyla birden bunu yapınca dehşet bir acı hissettim .Muhtemelen bir yara oluşmuştu. İnledim.”Ayyy zavallıcık acıttım mı?Ama alışmalısın daha canın çok acıyacak”diyen Hülya Hanım o gün o acının yeterli olduğunu düşünüp tekrar normal bir şekilde sırtıma bastı.”Şimdi hediyede sıra!Hediye şu bir süre t-shirt ünü kimsenin yanında çıkaramayacaksın!”Bu sırada tek ayağının topuğuyla sırtıma çizmeye başladı. Oradan anladığım kadarıyla sırtım ’köle’ yazıyordu Hülya Hanım. İşi bitince Neslihan da sırtıma çıktı ve Fotoğraf makinesiyle sırtımı ve ayaklarını çektiler. Sonra ikisi de sırtımdan indi. Ben hala yerde yatarken Hülya Hanım “Yarın erkenden burara ol sabah işe gitmeden kullanacağım seni!” dedi. Ben hemen emekler pozisyona geldim. Ve t-shirt ümü yerden aldım “yarın görüşürüz köle al bu gece bunlar sende kalsın”diyen Neslihan yerden bir kendi çorabını bir de annesinin çorabını elime tutuşturdu. Daha fazla beklemeden emekleyerek kapıya gittim. Ayağa kalkıp t-shirtümü giydim,çorapları cebime atıp kapıyı açtım.”Cık cık cık!Vedalaşmayı unuttun köle ama neyse ilk gün acemiliğine sayıyorum. Cezasını yarın vereceğim!”diyen Hülya Hanıma “Emredersiniz efendim!”diyip dışarı çıktım. 10 saniye olduğum yerde kaldım Hayatım tümden değişmişti. Aslında artık hayatım değildi. Onları hayatıydı .Bir anda kaynar sular başımdan aşağı indi,çok üzülmüştüm. Eve doğru giderken kendime itiraf edemesem de öbür günü sabırsızlıkla bekliyordum. Ve şimdi 1 yıl sonra bunları yazdım. Hala onların hizmetindeyim. Bu yazdıklarımı da izinsiz yazıyorum ama paylaşmak istiyorum çünkü etrafımda bunu söyleyebileceğim kimse yok.

Patronumu amımın kölesi

Patron, Hasan`le ikimizin mesaiye kalmamızı söyledi.Hasan 2 yıldırçalışıyordu,ben Hasan aracılığıyla bir kaç ay önce işe girmiştim.Hasan`le uzunsüreden beri devam eden arkadaşlığımız vardı.Ama onu tam olarak tanımadığımı bumesaide anladım. Hasan`le sabah gitmesi gereken işleri bir an önce bitirmek içinçalışıyoruz.İşin sonuna yaklaştığımızda Hasan uykum geldi bir duş alayım kendimegeleyim diyerek alt kattaki duşa gitti.Gecikmişti kalktım aşağı indim Hasan banyoda yoktu.İş nasıl olsa bitti patronun odasında rakı sofrasına oturmuşturdiyerek patronun odasının kapısını açtığımda şok oldum. Patron çırılçıplak ayakta,Hasan önüne eğilmiş penisini ağzına almışemiyordu.Şaşkınlıktan dona kalmıştım.O kadar kendilerinden geçmişlerdi ki,kapıyıaçtığımı bile fark etmemişlerdi.Kapıyı kapatıp yukarı çıktım,hiç birşey olmamışgibi çalışmaya devam ettim.Kafamdan binbir düşünce geçiyor,böyle bir şey nasılolabilir,Hasan `i hiç tanımamışım demek ki,diyor.Utancımdan yüzümün kızarmışolduğunu biliyordum. Bir süre sonra Hasan`te geldi.Hiçbir şey olmamış gibi işin başına oturdu.Niyegeç kaldığını sorunca patronun odasında bir kadeh rakı içtiğini söyledi.Hadi işibitirelim de bizde patronun yanına içmeye gidelim dedi.İşi bitirdik patronunyanına gittik.Ben içeri girmeden bende bir duş alayım öyle geleyim dedim.Duşaldım odaya yöneldim kapıyı açacağım sırada seslerini duydum,patron Hasan`enasıl Sedat`ta katılır mı bize,hiç ağzını aradın mı,diye soruyordu.Hasan içerken anlarız,karşı çıkacağını sanmam diyordu.Anladım ki, patron benim de Hasan `in yaptığını yapmamı istiyordu.Ben böyle bir şey yapamazdım.Ne olursaolsun yapmayacaktım. Patronun odası evinin bir odası gibiydi.Bazen geç saatlere kadar kalınca oradakalırdı.Odaya girip onlara katıldım.İçmeye başladık.Patron sıcak olduğu içinsadece şortla oturuyordu.Bizede rahat olmamızı söyledi.Hasan zaten üzeriniçıkarmıştı,pantolonunu da çıkardı,boxerıyla kaldı.Bana da söylediler ama altımdakülodum olduğunu söyledim.Olsun ne var rahat ol,iş yerinde değiliz artık evdeyizsay,bende ne olacak çıkarayım bari dedim ama içimden de bunlar ileri giderlersene yaparım diye düşünüyordum.Hasan`in deminki hali neydi öyle,hem de kapıdaişittiklerim.İçimde hem bir korku var hem de heyecan vardı. Çakırkeyf olunca açılmaya başladılar.Önce pornografik konuşmayabaşladılar,ortalığı yumuşatmaya çalışıyorlardı.Ortam daha rahatlayıncapatron,Sedat,kapıyı açıp bizi gördüğünü biliyoruz değince yüzümü bir ateşbastı.Sende bize katılırmısın biz çok zevk alıyoruz sende tatmak istermisin diyesordu.Kekeledim,ne diyeceğimi bilemedim.Ama rakının etkisiyle daharahattım.Patron şortunun üzerinden penisiyle oynuyor,penisi sertleşmiş şortununönünde çadır gibi duruyordu. Patron ayağa kalktı Hasanin yanına gidip boxerını aşağı indirdi,Hasan`inpenisi de kazık gibiydi ve benimkinden uzundu.Onu öyle görünce tuhaf oldum ilkdefa kendi aletimden başka bir alet görüyordum.Patron Hasan`i sırtüstüyatırdı,benim yanıma geldi,haydi Sedat sende indir külodunu.Ben patlıcan gibikızarmış ne yapacağımı şaşırmıştım.Patron benden bir hareket görmeyince eliniatıp bir çırpıda külodumu sıyırıp attı.Patronumun ve en yakın arkadaşımınyanında çırılçıplak kalmış,donmuş gibiydim.Elimi önüme kapatıp korku ve heyecaniçindeydim.Patron elimden tuttu,sırtüstü yatan Hasan`in üzerine 69 vaziyetteyatırdı.Sanki beynim durmuş robot gibi itaat ediyordum.Hasan aletimi ağzına alıpemmeye başlayınca zevk mi,korku mu,utanç mı sanki hepsi birbirine karışmışöylece Hasan`in üzerinde yatıyordum.Hasan`in aleti de gözümün önünde kazıkgibi duruyor elimi atmak istiyordum ama cesaret edipte yapamıyordum.PatronHasan`in yaptığı gibi benimde Hasan`in aletini emmemi istiyordu.Nasıl yapacaktım,yapmalımıydım,kendi aletimden başka bir alet dahi görmemişkenelime alıp ağzıma sokacaktım.Yapmakla yapmamak arasında tereddüt ederken patronbaşımı tuttu ve Hasan`in aletini de tutarak ağzıma sürtmeye başladı.Hadi açağzını,em bak çok zevk alacaksın diyor ağzıma sürtmeye devam ediyordu.Hasanbenimkini emmeye devam ediyor ve büyük zevk alıyordum,kendimi zorlayarak ağzımıaçtım,patron elinde tuttuğu Hasanin aletini ağzıma yerleştirdi.Yavaş yavaşyalamaya başladım.Kafamdaki düşüncelerle aldığım zevk birbiriyle çatışıyordu. Evet emmekte emilmekte büyük zevk veriyordu.Kafamdaki düşüncelerden sıyrıldımkendimi zevke verdim.Hasan`in aletini emmek zevkliydi.Emdikçe daha da zevkaldım kendimi tamamen zevke bıraktım.Ağzıma sokuyor çıkarıyor toplarını sıkıyoryalıyor müthiş zevkliydi Hasan`te aynı şeyleri bana yapıyordu.Zevke iyicedaldığımda patronun ellerinin götümde dolaştığını farkettim,yavaş yavaş okşuyorokşadıkça aldığım zevk daha da artıyordu.Patronun dili deliğimde dolaşmayabaşladığında kendimi tamamen zevke bırakmıştım.Patron götümde yalanmadık yerbırakmazken bir yandan da nasıl demedim mi,zevklimiymiş diyordu. Evet çok zevkliymiş derken parmağını deliğimde gezdirmeye başladı.Deliğimitükürükleyip parmağını bastırmaya başladı.Kendimi kastım,patron kasma kendinirahat bırak diyordu ama içime bir şey girmesini istemiyordum.Ben içime bir şeygirmesini istemiyordum ama patronun niyeti kötüydü.Deliğimi zorluyor,istesen deistemesen de bu zevki sana tattıracağım diyordu. Dediğini de yaptı,diliyledeliğimi gevşetti ve orta parmağını hızla içeri soktu.Ben ahh diyerek götümükaçırdım,ayağa kalktım.Ne olur daha fazla ileri gitmek istemiyorum,bu kadaryeter dedim. Hasan ne kaçırdığını bilmiyorsun,bak şimdi beni izle dedi ve patronun önüne dizçöktü.Patron,Hasan`in götüne yumuldu.Her yerini yalıyor emiyordu.DiliyleHasan`in göt deliğini hazır hale getirdi,sikini kavradı ve deliğe basınçyapmaya başladı.O koca alet Hasan`in deliğinin içinde kayboldu.Hasan kendindengeçmişti.O koca alet Hasan`in içine girip çıktıkça ikisi de inliyor,derin derinhırıltılar çıkarıyorlardı.Onları böyle izlemekten zevk alıyordum ama benHasan`in yaptığını yapmak istemiyordum.Canım istiyor ama kafamdaki düşüncelerbunu engelliyordu. Patron Hasan`in içine hızlı hızlı girip çıkmaya başladı ve derin bir ohhhçekerek bütün menilerini Hasan`in götünün içine boşalttı ve öylece Hasan`inüzerine yığılıp kaldı.İkisi de soğuk duş alıp geldiler.Hasan beni ikna etmeyeçalışmaya başladı.Patron, tamam içine alma ama hiç olmazsa Hasan`in aletiniemdiğin gibi benimkini de em,benimkini de emmeni ve senin vücudunu okşamayıistiyorum,diyordu.Eh madem Hasan`inkini emdim onun kini de emeyim ama içime birşey girmesini istemiyorum dedim ve patronun önüne eğildim.Patron başımı tuttu veaz önce Hasan`in içine boşalmış o iri fakat inik aletini ağzıma sürmeyebaşladı.Kafasını ağzıma aldığımda ohh devam et çok güzel diyordu.Tek eliyle dekılsız vücudumu okşuyor,kılsız vücudun tadı da başka diyordu. Patronun niyeti açıktı,benim kılsız körpe vücuduma hasta olmuş onu elde etmekistiyordu.Hasan`in vücudu benimkinin yanında orman gibiydi.Ben daha yeni yenitüyleniyordum. Patronun aleti ağzımda büyümeye başlamıştı.Acemi acemi emiyordum ama onun benimvücudumu okşamaları onu zevkten kudurtacak gibiydi.Aleti iyice büyüdü ağzımasığmaz oldu.Okşamaları sertleşmiş canımı yakmaya başlamıştı.Okşamıyorsıkıyordu,canımın yandığını anlayınca ayağa ve kollarını vücuduma dolayıpsımsıkısardı.Güçlü kuvvetliydi,kıpırdamama bile izin vermeden göğüslerimi boynumuyalayıp öpmeye başladı.Kucağına aldı yerdeki halının üzerine yüzükoyunyatırdı.Aldığım zevk gitti yerini korku aldı.Korkmaya başladım azmışgibiydi.elinden kurtulmaya çalışıyor,yalvarıyor.ne olur yapma b
aşkalarınınyüzüne nasıl bakarım.Ama dinleyen kim,kendinden geçmiş azgın bir boğa gibiburnundan soluyordu.Hasan`te oturduğu yerden kalktı ve onun isteğini yerinegetirerek sırtıma oturdu,kollarımı da sımsıkı tuttu.Patron da bacaklarımısımsıkı tuttu beni kıpırdayamıyacak hale getirdiler.Patron her yerimiyalıyor,ısırıyordu.Ben hala direniyor ama kıpırdıyacak halde değildim.Direncimtamamen tükendiğinde patron deliğimi iyice tükürükledi,parmaklarıyla deliğimin kaslarınıgevşetmeye çalıştı.Deliğimi sıkıyor,patron tükürükleyip parmağınıbastırıyordu.Artık parmaklarının basıncına tükürüğe boğulmuş deliğim daha fazladayanamadı ve parmakların biri giriyor biri çıkıyordu.Direnmelerim,yalvarmalarım patronu daha da azdırmaktan başka işeyaramıyordu.Patron o iri aletini içime sokmadan beni bırakmayacaktı.Ve işte okalın aletin başı deliğime basınç yapmaya başlamıştı bile.Küçücük deliğimegirmesi imkansızdı.Ama patron kafasına koymuş sokmadan bırakmaya niyetiyoktu.Korkum iyice artmış,deliğime bastırdıkça deliğimde acıhissediyor,yalvarıyor yalvarmalarım para etmiyordu.Kurtuluş kalmadığını anlamışağlamaya başlamıştım,ağlamam da fayda etmedi patronu daha da azdırdı.Ağla ağlasonra gülersin diyordu.Deliğime koca bir tükürük bıraktı ve o koca aletiyledeliğime basınç yapmaya devam etti.Bastırdıkça bastırıyor acıdan kıvranmayaçalışıyor ama kıpırdayamıyordum bile. Hadi dayan az kaldı,birazdan acıların sona erecek diyor,bastırıyor,bastırdıkçadeliğim yırtılıyor gibi acıyordu.Ohh işte kafası girdi dediğinde gözlerimdenateş fışkırdı.Sanki deliğim bıçakla kesilmiş gibi acımıştı.Ne olur yeterdayanamıyorum dedikçe,dayan dayan birazdan acıların sona erecek diyordu. Kafasını içinde bir süre tuttu,deliğimde damarlar zonkluyordu.Gözlerimdenyaşlar akıyor.erkekliğimin sona erdiğini düşünüyor korkuyor,yarın insanlarınyüzüne nasıl bakacağım diyerek ağlıyordum.Kafasını içimden çıkardığında,sankideliğimin kasları kopmuş gibi sıkmak istiyor sıkamıyordum.Acı bitmiş amadeliğimin içinde koca bir boşluk var gibiydi.Götümün yanaklarını iki yana ayırdıdeliğime tükürdü ve aletinin başını tekrar soktu.Bol tükürüklü ve yırtılmışdeliğime bu sefer daha rahat girdi.Kafasını soktu ve iyice bastırdı.Kafası sankikarnımın içindeydi.Artık direnmekten yorulmuş kendimi bırakmış vaziyetteağlıyordum.Direnmem bir şey değiştirmemiş zaten Hasan üzerimde kollarımıkıskıvrak tutmuş vaziyette hereket etmeme bile fırsat vermiyordu.Hasan`inyardımıyla patronum bana basbayağı tecavüz ediyordu. Patron o iri aletini geri çektiğinde sanki içim boşalıyor gibi oluyor,ileriittiğinde tekrar içimin karnıma kadar dolduğunu hissediyordum.Ritmik bir şekildegirip çıkmaya başladığında zevk almaya başlamış aldığım zevk utancımı daha daarttırıyordu. Aldığım zevkten utanıyordum.Bir daha erkekliğimi yaşayamıyacağımıdüşünüyor içimi korku kaplıyordu. Giriş çıkışlarını daha da hızlandırdı ve içime sımsıcak bir şeylerin aktığınıhissettim.Sıcaklığı karnımın içinden beri hissediyordum.Patronum sıcakmenilerini içime doldurmuştu.Hasan kollarımı bıraktı ve üzerimden kalktı.İçimeboşalan patronum aletini içimden çıkarmadan üzerime yığılıp kaldı.Her şeybitmişti.Patron istediğini elde etmişti.Hasan`te bizi öyle izlemeye dayanamamışkazık gibi aletiyle önümde duruyor aletini sıvazlayıp duruyordu.Ben gözlerimikapattım patronun üzerimden kalkmasını bekliyordum.Patron üzerimden kalkıpHasan`in yerini aldı.Kollarımı sımsıkı tutup boynumu yüzümü yalamayabaşladı.Yeter artık derken bu sefer Hasan arkama geçmiş oda yapmakistiyordu.Patronun boşalttığı deliğe bu sefer Hasan girmeye çalışıyordu.Hasan neolur yapma derken hızla menili deliğimin içine aletini kaydırdı.Artık direnmiyorkendimi bıraktım bitmesini bekledim.Hasan hırıltılar çıkararak boşaldı. Patron beni yerden kaldırdı iki yanağımı tutarak dudağıma bir öpücük kondurduve kucağına alarak duşa götürdü.Patron beni duşun altında yıkarken gönlümüalmaya çalışıyor.Korkma erkekliğine bir şey olmaz,erkeklik işlevinisürdürürsün,bütün korkuların bundan biliyorum.Ama boşuna korkuyorsun Hasan`ebaksana,Hasan`le biz iki senedir böyle yaşıyoruz,erkekliğine bir şey olmuşmu.Yine işlevini sürdürüyor,diyordu.Düşündüm haklıydı.Patron duşta beni bayağırahatlattı.Gerçekten korkularım boşunaydı. Ama yine de insanların yüzünebakmaktan utanıyorum.O ay patron maaşıma zam yaptı ve bir maaş da ikramiyeverdi.Ben Hasan`in bu kadar bol para harcamasına şaşıyordum,nereden buluyor bukadar parayı diyordum.Nereden bulduğunu anladım.O patronu memnun ediyordupatronda onu.Şimdi patron beni de memnun ediyordu.Hem patronumla yaşadığım zevkdolu dakikalardan hem de maddi olarak beni hiç sıkıntıda bırakmıyordu. Sonra ne mi oldu.Hasan askere gitti.Ben patronuma alışmıştımO kabusgibi geceden sonra korkularımın boşuna olduğunu anladım ve artık her fırsattapatronumla birlikte oluyordum.Patronumun o iri aletine alıştım ve artık onukendim ister oldum. Hasan askere gittikten sonra patronumun sevgilisiolmuştum.Patronumda benim dostum,arkadaşım,sırdaşım olmuştu. Onun sevgisini ve beni şefkatli kollarıyla sardığı o günleri çoközlüyorum.Tecavüz eder gibi başladı ama çok insancıl bir yüreği vardı.Daha sonrao geceyi unutturacak o kadar güzel şeyler yaptı kionu özlüyorumonugörmeyeli 20 sene oldu.Bende askere gidip geldikten sonra bir daha ne Hasan`inne de patronumun izini bulamadımİşleri bozulunca işyerini kapatıp yurtdışınagitmiş.Hasan`te askerdeyken ailesi başka şehre taşındı.Hasan bir dahaİstanbul`a dönmedi

kocamın kölesi oldum

4 yıldır kendimden 15 yaş büyük yakışıklı ve paralı bir erkekle evliyim. Kocam yani efendim, beni genç yaşımda eğitmek üzere aldığını ve isteklerini yerine getirmek zorunda olduğumu söyledi.son 1 yıldır oldukça baskıcı. Önceleri bana olan bakışlardan rahatsız olduğundan yakınarak türban takmamı istedi, isteklerine karşı çıktığımda döverdi, zamanla dayaklara alıştım ve hoşuma gitmeye başladı çünki dayaklardan sonra beni siker, yaralarıma buz koyar ve krem sürer. Son zamanlarda onsuz sokağa çıkmamı yasakladı, eve işten döndüğünde bana aldığı kıyafetler ile bakımlı bir halde karşılamak zorundayım. Sevdiği yemekleri sevdiği şekilde yapmak, evi temiz tutmak görevim. Eve gelince ayakkabılarını çıkarırım, teerliklerini giydirir koltuğa oturturum, ılık su önceden hazır ederim, çoraplarını çıkartıp bir güzel yıkarım ayaklarını, uzun süre ovar ve sonra emrederse yalarım, öperim istediği kadar. ilk başlarda zorlanırdım ama beni dayakla eğitti. sonrasında yemeğini hazır ederim, sofrada oturur ben ayakta beklerim, eğer ki beğenmez ise beni soyar ve bağlar, bazen kemeri ile bazen de sopa ile sırtıma, popoma, ayak altlarıma ve memelerime vurur. bazen dayaklar saatlerce sürer, beni bağlı bırakıp maç izlemeye gider, geri geldiinde devam eder ve benim zevk almamı emreder. zevk alıyorum ama üst üste birkaç gün dayak yersem canım çok yanıyor. bu dayaklardan bedenim iyice kızarınca yüzümü tokatlayıp ağzıma sikini köküne kadar sokar, büyük olduğundan alamazdım başlarda, o zaman daha çok tokatlardı yanaklarımı, zamanla öğürmeden alabiliyorum artık hepsini. bazen göt deliğime sokar ve çıkartıp tekrar ağzıma sokar ki götüm temiz mi anlayayım diye. hep temiz olmamı emreder. bütün bunların karşılığında ise gündüzleri evde rahatım yalnızım, cezalı değilsem televizyon izleyebilirim, istediğim kadar alışverişe çıkartır beni ama asla yalnız sokağa salmaz, bütün bu dayaklardan sonra ona teşekkür eder, banyosunu hazır ederim erkeğimin, sonra da yatağını hazırlar yatırırım, o uyuduktan sonra uyumama izin çıkar, eğer falaka çekerse ayakta kalmam gerekir ki cezamın acısını daha çok çekebileyim. bütün bunlar için ona minnettarım, beni tam bir köle gibi yetiştiriyor, zamanla ona layık bir kadın olacağım.