normal arkadaşımdı ama sevişiyorduk

Herkese merhaba. Geçen sene başımdan geçen olayı yazmak istiyorum. Esmer, erkek delisi bir hatunla, 3 senedir aynı sınıftaydık. Birbirimize sürekli    asılıyorduk. Ama ben onunla çıkmak istemedim. Yanımda gezdirebileceğim, elinden tutup ortalığa çıkacağım bir kız değildi. Ama onu sikmek için can atıyordum. O sıralarda erkek arkadaşı yoktu. Ve çok azgındı. Bir okul gezisinde iyice yakınlaştık ve akşam dönüşte bunu eve gitmeye    ikna ettim. Ama icraata yolda başlamıştım. En arkada oturuyorduk. Tişörtünün altından girip göğüslerini koparıyordum. Biryandanda dudaklarına yumuluyordum. Yanımızda arkadaşlar vardı ama kendimi zor tutuyordum dalgayı çıkarmamak için. Neyse yol bitti bu ağız değiştirdi. Ilişkiye hazır değilim. Bana süre ver dedi. Ok dedim. Ama çok kısa sürdü. Iki gün sonra okulda oda dayanamadı kabul etti. Zaten derste beni yedi bitirdi. Nerdeyse    boşalıcaktım sınıfta. Öle bir azmışki. Ders çıkışı hemen eve gittik. Deliler gibi sevişmeye başladık. Kapıdan girer girmez yumuldum dudaklarına. Oda çıldırmıştı. Üzerimizdekileri çıkardık. Hemen saksoya başladı. Çok güzel sakso çekiyordu. O gün 3 defa siktim onu. Performansımdan çok memnundu. Daha    sonra okul bitene kadar sürekli sikiştik. Okulda normal arkadaş gibiydik ama okul çıkışı eve gidip sikişiyorduk. güzel günlerdi…Gönderen: yalnız kartal
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66

annem normal karşıladı 1

Ben 19 yaşında istanbullu bir gencim. Şu an çok heyecanlı olduğum için hemen konuya girecem. Benim küçüklüğümden beri kilotlu çoraplara karşı zaafım var. Kimse yokken çorap giyer, annemin rujlarını sürer etek giyer, kısacası kadın kılığında evde gezinirdim. Bu alışkanlığım hala devam ediyor, hatta takıntı haline geldi. Etek ve ince çorap giyen, güzel kadınlara bayılıyorum. Fakat bunu hiç bir şekilde tatmin edemediğim için giyinmeye devam ediyorum. Bir süre önce başımdan geçen bir olaysa bu kötü gidişatı değiştirdi. Bilgisayarımda bol çoraplı bir film izlemiştim. Akşam saat 11. 30 Gibiydi. Banyoya gidip çekmeye karar verdim ekipmalı olarak. Annemin odasına girip doğruca çekmecesini açtım. Babam yurt dışındaydı, annem salondaydı ve kapı kapalıydı, içerden tv sesi geliyordu. 17 Yaşındaki kız kardeşim uyuyordu ama odasının ışığı açıktı. İnce siyah bir çorap alıp banyoya attım, annemin en sevdiğim çilek aromalı kırmızı ruju oradaydı zaten. Salona gidip “anne ben banyoya giriyorum” dedim fakat annemin uyuduğunu farkettim. Geceliğinin eteği yukarı doğru sıyrılmıştı ve baldırları yukarı kadar görünüyordu. Annem 55 kilo civarı, 165 cm kısa sarı saçlı kahve gözlü bir kadındır. Yaşı 40 fakat yüzü hala genç ama biraz selülit problemi var:) Onu görünce bir an kaldım, fakat uyanmasından korktuğum için tüydüm, uyuması daha iyiydi. Bornozu alıp banyoya gidiyordum ki kardeşimin ışığını kapatmak için döndüm. Odasına girer girmezda donup kaldım. Ayşem, benim ergenliğe ilk adımın yeni atmış, biricik, canım kardeşim… Bembeyaz tenli, siyah saçları etrafına yayılmış, incecik geceliği sıyrılıp beline kadar çıkmış, buna rağmen kilodu terden öyle ıslanmışki kumaş henüz kıllanmamış yarığının üzerinde bir çizgi oluşturmuş… Bacakları o kadar güzel ki… Geceliğinin askıları inerek ancak avcum kadar olan memelerinin yan taraflarının görünür kılmış, ve her nefes alışında inip kalkıyor o tepecikler. Ona dokunmamak için kerdimi zor tutuyordum. Fakat elime hakim olamadım. Elimin bacağının üzerinden o saklı, nemli noktaya doğru hareket edişini hissetmedi. Sonra aniden üstünü örttüm ve kendimi engelledim. Yine de ona ait bir şeye ihtiyacım vardı. Pasaklı kızın yere attığı okul eteğinin yanındaki okul çorabına ilişti gözüm. Alıp banyoya gittim. Yılların getirdiği deneyimle okul çorabını giydim. Annemin çorabını da onun üstüne giymeyi planlıyordum ama önce ruju aldım. Bir değil, iki, üç kat sürdüm dudağıma, sonrada sikime. Annem bilmesede bu ruju her sürüşünde benim yarağıma sürüyordu dudaklarını. Bir süre, elim şeyimde aynanın önünde oyalandım. Dilimle dudakalarımı yalıyor, kendi vücudumun çoraplı yerlerini bir kadını öper gibi öpüyor yalıyordum. Sonara uazndaım ve annemin çorabın da giydim. Yavaş yavaş giyiyordum bu defa, tadını çıkara çıkara… Ve en tatlı anında banyonun kapısı açıldı. Annemin uyuduğunu zannedip kapıyı kitlememiştim ve bu benim sonum olmuştu. Tam karşımda, işemek için geceliğini çoktan kaldırmış ve en az benim kadar dumur olmuş annem duruyordu. Bir süre, bir kaç dakika kadar karşı karşıya durduk. Önce şaşkınlığımızdan, sonra utancımızdan konuşamıyorduk. Annem benim bu halimi görmüş ve kimbilir ne düşünmüştü. Artık bundan arkasını dönüp veya azarlayıp kurtulamayacağını biliyordu. Çok daha küçükken beni yakaladığğında yapmıştı bunu. Benimle bu halimle yüzleşmeliydi. O uzun dakikalar geçince yanıma gelip “kalk” dedi. “Tuvaletimi yapıcam. ” Kalktım ve çıktım. Odama gittim ve tam üstümdeki kadın giysilerini çıkarıyordum ki kapım açıldı. Annem yatağıma, yanıma oturdu. “Çıkarma onları” dedi. “Anlat neden kadın gibi giyiniyorsun?” onaher şeyi anlattım amacım kadın gibi giyinmek değil bir kadınlşa sevişiyormuş gibi hissetmekti. Benim cinsel dürtülerim çok yüksekti, sıradan bir erkek yanlızca sikip atmakla yetinebilirdi ama ben ona herşeyiyle sahip olmak istiyordum. 30 Dakka kadar böyle konuştum. Bitince yine sessizlik oldu. Sonra neden bana söylemedin diye sordu. Fakat kendi sorusuna kendiside güldü. Söyleseydim ne olacaktı ki? Para verip geneleve mi yollayacaktı? Sonra neden onun çoraplarını giydiğimi sordu. Çarşıdan almadığımı söyledim, cesaret edemiyordum. Sonra kardeşimin çorabın gösterdi. “Peki onunkini niye alıyosun. Sinirlenmişti. “Işığını kapamak için odasına girdim dedim dürüstçe. Ve sonra onu gördüm. ” Gidip kız kardeşimin üstüne örttüğüm örtüyü açtım tekrar ve anneme gösterdim. Bir kez daha sikim hareketlendi. Annem “bunu kapa” diye emretti. Fakat yapmadım. Ayşenin güzel vücuduna bakarken annem pikeyi elimden kapıp tekrar üstünü örttü. “Uyanmadan gidelim” dedi. Benim odama dönerken banyonun önünden geçiyorduk. Aynada kendi görüntüme ilişti gözüm: yüzümün her tarafı kollarım, göğsüm ruj içindeydi. Kız kardeşimin bordo çorabı dimdik olmuş sikimi sığdırmakta zorlanıyordu. Durup “anne, dedim bana bak. Iyice bak. Nasılım?” dedim. Annem durup yavaş yavaş döndü. Bana yaklaşıp çorabın üstünden şeyimi elledi. Dudağını ısırıp “güzel. Çok güzel. “Dedi. Sonra beni banyoya çekip kendi makyaj temizleyici peçetelerinden birini alıp yüzümü sildi. Her tarafım temizlenene kadar 6-7 peçete gitmişti. O bunu yaparken ben hiç bir şey yapmadım. Hiç bir kelime konuşmadık. Büyülü gibiydi. Bittiğinde gülüp birinin bana makyaj yapmayı öğretmesi lazım dedim. Güldü. İkimizde bunun aramızdaki apayrı bir ilişkinin başlangıcı olduğunu biliyorduk. Bana bakıp “mustafa, eğer tüm o anlattıklarına sahip olsaydın yine de böyle gezinirmiydin?” dedi. Bu zor bir soruydu. “Büyük olasılıkla evet; çünkü çok uzun zamandır byleyim” dedim. Bana sarıldı. “Hep böyle kal” dedi. Sonra bu sözün klişeliği karşısında gülüştük. Gözlerimiz birbirine kenetlendi. “Baban 3 ay daha yok” dedi. “Evin erkeği var ama” dedim. Önce bunu çıkar öyleyse dedi ve çorabı çıkardı. Banyoyu ayarladıktan sonra gir içeri dedi bana bu gece uyu. Yarın konuşuruz dedi. Ve yanağımı öpüp gitti. Ben kendimi yıkamaya başladım fakat garip bir huzur içindeydim. Bunca yıl boş yere döllerimi harcamıştım. Yarın ne olacaksa olacaktı ve ben buna her yerimle hazır olmalıydım. Odama döndüğümde yastığımın üzerinde güzel bir hediye buldum. Annemim ıslak kiotu. O gece o kilotla uyudum…

annem normal karşıladı

Uzun bir aradan sonra nihayet 1inci hikayemin devamını gönderiyorum. Umarım beğenirsiniz. Sabah uyandığımda her şeyin bir rüya olduğunu sandım.ama bu tatlı bir rüyaydı. siikim kazık gibi olduğundan rahatlatmak için elimi o bölgeme götürmüştüm ki giydiği kilodun anneminki olduğunu fark ettim. Heyecanla ayağa fırladım, tüm yaşadıklarım gerçekti ve makus talihimi yenmek üzereydim. hemen annemin odasına yöneldim ama ev boştu, saatin ev onu geçtiğini o zaman anlayabildim. Öyleyse annem beni bile bile uyandırmamıştı. Sakinleşmeye çalışıp anneme telefon ettim. -Anne? okulda mısın? (annem öğretmendir). -Okuldan izin aldım oğlum merak etme birazdan oradayım. sen de hazırlan dışarı çıkıyoruz. -Nereye gidicez anne? -Sürpriz, gidince görürsün. Dediği gibi giyinip onu beklerken aklımda fantaziler kurup duruyordum. Nereye gidecektik? Ne yapacaktık? Böylece bir çeyrek saat geçti ve annem tekrar arayıp aşağı inmemi söyledi. Beni arabasıyla evin önünden aldı.Annem tıpkı onu hayal ettiğimgibi giyinmişti: dizüstü iş eteğinin üzerinde bir bluz ve bacağında ince siyah çoraplar. dudağında dün geceki ruj vardı. Ön koltuğa oturup “bugün çok güzelsin” dedim. “sağol yakışıklı dedi kıkırdar gibi. Beni etkilemekten zevk aldığı belliydi. Yolda nereye gittiğimizi söylemedi. arabayla karşıya geçerken çoğunlukla sessizdik. sonunda Akmerkezin otoparkına girdik. Vaaay, dedim ona “alışverişe mi geldik?”Gözlerimin içine baktıktan sonra “evet senin için alışveriş yapıcağız. mustafa, beğendiğin, tahrik olduğun ne varsa göster. Bunca yıl sana eziyet çektirmişim, bari şimdi ödeyeyim.”Bu hayatımda duyduğum en güzel teklifti. Boynuna sarılıp yanağını anne sevgisiyle öptüm. Bu öpücük onu biraz utandırmıştı sanki. arabadan inip yukarı çıktık.Beğendiğim şeyleri anneme çaktırmadan gösteriyordum. Alma işini o hallediyordu.Böylece üç çift farklı renklerde kilotlu çorap, iki dantelli, seksi kilot, bir jartiyer takım aldık. Hatta bir saten gecelik ve bir mini etek bile. Makyaj malzemelerimi de eksik edemezdim, koyu kırmızı bir ruju annemin çantasına attık. Toplaam br milyar kadar tuttu hepsi. Eve giden yol çok uzun sürdü. Annemle aldıklarımız hakkında yorum yaparken bana ilk defa bir kız ismiyle hitab etti. Bundan böyle iki kızım var dedi bana. Bir de oğlum.Şimdi küçük kardeşim,16lık Ayşenin evde olduğunu hatırlamıştım. “ne yapacağız anne?””merak etme. artık kimseden gizleyecek birşeyin yok. Yanlızca bir süre ikimiz devam edip nasıl gittiğine bir bakalım. O daha küçük bir kız ve yanlış davranırsak zarar görebilir. Sende onunla ilgili hayaller kurmayı bıraksan iyi olur.”Bu söze cevap vermedim ama Ayşeyi arzulamaya devam edecektim. Bu kendimi sübyancı gibi hissetmeme neden olsada.Neyse, biz böylece eve vardık. O gün kıyafetlerimi deneyecek vaktim olmadı; Ayşe her an gelebilirdi. Aldıklarımızı annem kendi odasında sakladı. Ayşe beş dakika sonra geldi. Kapıda karşılayıp anneme nispet yaparcasına şapur şupur öptüm onu. Ayşe her zamanki gibi okul kıyafetlerini çıkarmak için uğraşmadı. Bu defa annemde üstünü değiştirmedi. Anlayacağınız gözlerim bayram ediyordu. Anneme dokunmak için çırpınıyordum. Onun deliğinde kayarken kız kardeşimin bizi izlemesini istiyordum. Neyse ki annem bana “bacaklarını ovmamı” söyledi. Ellerim onun ince siyah çoraplı bacaklrını ovuyordum. Elim baldırların kadar ulaşıp aşağı iniyor, diz kapaklarıda oyalanıp tekrar yukarı çıkıyordu. Kız kardeşimin önünde annemle sevişiyordum. Bazen, sadecebenim duyabileceğim kadar bir sesle inliyordu. Gözleri uykuya dalmak üzereymiş gibi kapalıydı.Ayşeye baktım. Dikkati tv deydi. Ellerimi annemin eteğinin altıdan ilerleterek o ıslak bölgeye ilerletim. Başımı çevirdiğimde Ayşenin bana baktığını farkettim. Bir süre bakıştık. Sesini çkarmayacağını anladığımda ellerimi annemin vücudu üzerinde gezdirmeye devam ettim. Bir elimi dolgun göğüslerinin üzerine koydum. Avcumun altında bir sütyen yoktu. Ellerimi yukarı, boynuna, sonra da dudklarına götürdüm. Sonra uzanıp, ilk defa, öptüm o kırmızı dudakları. Doya doya öptüm. Doya doya öpüldüm. Sonra, en zevkli anında, annem kolunu boynuma aşkla dolamışken omzumda başka bir el hissettim. Dudaklarımız zorlukla ayrıldı.Ayşe yanımda, ayakta duruyordu. Bakışları “beni de aranıza alın der gibiydi. Güzel yüzüne hayranlıkla baktım bir süre.Sonra annem ayağa kalkıp ikimize birden sarıldı. Birbirimize sarılmış vaziyette, hiç bir şey yapmadan orada durduk bir üre. Sonra annem yavaşça kollarını indirdi.”hadi, dedi. Yatmaya gidelim.”