Yeliz Ablayla Yaşadığımız Abuk Subuk Olaylar

Selamlar. İsmim Deniz İstanbulda oturuyorum ve şuan 24 yaşındaım, bu olaylar başımdan geçeli epey süre oldu. Tam olarak üniversite sınavına hazırlandığım zaman aralığıdna gelişti. Sınava 3-4 ay kalmıştı ve ben aşırı stres içindeydim, herefim en azından ilk beş bin gibiydi. O ana kadar stresle çalışmaya devam etmiştim. Ancak, artık odaklanıp da çalışamıyordum ve kafayı tamamen sıyırmaya başlamıştım. Sabahtan akşama kadar netteydim, bunun da yarısından fazlası pornoyla geçiyordu. O zamanlar cd’lerim vardı bir sürü, çeşit çeşit filmlerden koleksiyon. Bunları çok iyi saklıyordum ama yetmemişti.

Bir akşam dersaneden eve geldim, annem çok sinirliydi. Ne olduğunu anlamam uzun sürmedi. Bütün o güzelim pornoları bulmuştu annem. Bağırmaya çağırmaya başladı. Yok kafayı mı yemişim, yok sapık mıymışım, yok sınavı ne yapacakmışım. Bağırdı bağırdı, şükür babam evde değildi ki pek bana karışmazdı. Ben de bağırdım karşılık olarak “Sana ne be, ne yaparsam yaparım! Zaten psikolojimi siz bozdunuz, stresten kafayı yedim! Bu yaşımda gün yözü görmedim be” bir sürü şey söyledim sinirle. Neyse işte, kendimi odaya kapadım o akşam da öyle bitti.

Sonraki gün dersaneye gitmedim, erkenden eve geldim. Kapıdaki manzara fenaydı, bir çift topuklu ayakkabı vardı kapının önünde. İçeri girince ne olduğunu anladım, komşulardan biri Yeliz abla misafirliğe gelmişti. Yeliz abla annemden biraz daha genç ama yine de olgun bi kadındı. Yerden bitmeydi ama çok hoş bir vücudu vardı, kalçaları ve poposu kocamandı, memeleri de büyüktü ama biraz sarkmıştı. Saçını örtmeyen başörtüleri takardı genelde, ama bunun dışında vücudunu teşhir ederdi. Uzun ama dar etekler giyer, sütyensiz tişört giyer ve dekoltelilerden seçer, saçlarını farklı farklı renklere boyar, makyaj yapar, topuklu giyerdi. Duldu, gençliğinde kaçmış İstanbul’a, sonra da bir şekilde kocasını bırakıp tek başına yaşamaya başlamış. Sağda solda gündelik işlerle yaşamını sürdürürdü, ama benle yaşıt oğlu Cihan ile nasıl geçinirlerdi hiç anlamazdım.

Selam verdikten sonra salona uğramadım, direk odama gidip yattım. Dalmış olduğumu, başımın arkasında tatlı bir sesle duydum. “Hşşt, küçük azgın, uyan hadi işimiz var.” Yeliz ablanın anadolu ağzıyla çıkardığı ses beni anında uyandırmıştı. “N’oluyo?” der demez cevap verdi: “Annen alışverişe çıktı hayırsız, gel biraz konuşalım”. Kalkmama yardım ettikten sonra konuşmaya devam etti, tam hatırlamıyorum ama şöyle bir şeyler dedi: “Duydum ki ailene çok sorunlar çıkarıyormuşsun. Oysa onlar senin için en iyisini istiyorlar, özel okullar, dersaneler, bu durumda nete girmene bile izin veriyorlar. Ama sen hiç onlara değer vermiyorsun, bu beni çok üzdü. Ben de seni rahatlatmaya karar verdim.” dedi. Sol yanıma otururken sağ eliyle yavaş yavaş eşofmanımı okşamaya başladı. Ne diyeceğim bilemiyodum, ağzımdan anlamsız heceler çıktı.

“Rahat ol sen ya, dedim ya amacım rahatlatmak seni zaten. Ki bir şey yapmana gerek yok, şu taşoğlana bi bakıversene!” ufak elini donumun üzerine getirmiş okşuyordu. Ne yapacağımı bilemedim, ellerimle başını doğrultarak ağızlarımızı birleştirmeye çalıştım ama o izin vermedi. “Cık cık cık, ben sana yardım ediyorum sadece, bu senin ancak aşık olduğun birine yapman gereken bir şey.” dedi ve oturduğu yerden kalkıp önüme çömeldi. Eşofmanımı indirdi, damarları resmen dışarıya taşmış sertleşmiş sikimi görünce yüzü kızardı, mutlu oldu ya bildiğin. “Vay be, sende ne cevherler varmış be deniz? Bunla ne kızların donunu düşürürsün ama sen ha!” diye gülmeye başladı. Elleriyle yuvarlak yapıp yukarı aşşağı hareketlere başladı. 31 çektiriyordu yani. Ben zevkten inlemeye başlamıştım. Kuru elleri yüzünden zor hareket ediyordu ama ben çok haz alıyordum. Sikimin ucundan ilk kez farkettiğim şeffaf su damlaları çıkmaya başladı. Yeliz abla parmak ucuyla bunu sikimin kafasına yaydı, kaygan sıvı ve dokunuşlar bana inanılmaz zevk veriyordu. “Abla…” dedim, “A-ağzına alır mısın? Boşalmak istiyorum ama böyle olmaz…” diyiverdim. “Vay yiğenim, erkek olmuş da kadınına emir veriyor!” dedi gülerek. Dilini uzattı, önce şöyle bir tadına bakarmışçasına yaladı, sonra da dudaklarının oluşturduğu halkaya sikimi alıverdi. Yavaş yavaş sikim daha derine iniyordu, dili de kafasını sarıyor, o kafadaki zevk dalgaları bütün bedenimde dalgalanıyordu. Ve tak, bir anda nefes nefese ağzına patladım.

Zar zor da olsa hepsini yuttu Yeliz abla, iğrense de yapabileceği bir şey yoktu. Bildiğin midesine attırmıştım yani, napsın tükürsün mü? Sonra bir-iki öksürdü “Vay be. Sen nasıl çocuksun be, evlenme vaktin gelmiş ha! Gerçi ben senin yaşında evliydim ya… ” biraz konuştuk. Annemin ricasıyla gelmiş, beni biraz rahatlatsın diye. Bir daha görüşür müyüz diye sordum, “ben bir daha ailene karşı gelmene izin verir miyim sanıyorsun!” dedi. Ben de sonraki buluşmamız için hazırlıklar yapmaya başladım.

Şans, bu buluşma gelecek haftaya denk geldi. Geçen haftaki olaydan beri 31 çekmemiştim, bu sayede bir üç kere daha yorulmadan boşalacak kapasitedeydim. Aynı olaylar oldu, odamda ikimiz yanyana geldik. “Abla,” dedim “memelerini görmek istiyorum, n’olursun?”. “Annenden yeterince süt içemedin mi hayırsız” dedi, benim de yardımımla üzerindeki bluzu çıkardı. Sütyen giymediği için hafif sarkık memeleri orda duruyordu. “Off” dedim, ellerimle yoğurmaya, yavaştan öpmeye yalamaya başladım. “Hayırsıza bak, neler de bilirmiş ha!” dedi kahkalarla gülerken. Sarhoş gibi bi hali vardı. Hayırsız da yeni lakabım olmuştu, neyse hayırlısı. Memelerini yalamaya, öpmeye, emmeye, yoğurmaya, emzirmeye? devam ettim. Bir eliyle oynaşırken diğer elimi eteğinin üstünden indirdim. Dantel gibi hissettiren bir şey vardı, onun üzerine sürdüm. Islaklığı bulunca üzerini okşamaya başladım. Yumuşak yumuşak okşuyordum, o da yumuşak yumuşak inlemeye başladı. “Neler biliyorsun sen öyle… Bana da bir şeyler öğretirsin artık” dedi bi ara. O da elleriyle sikimi okşamaya başlamıştı.

Ben de, artık bu iş bitsin, dedim eteğini ve hop, dantelli külodunu indirdim. Parlak, dudakları açılmış ama yine de çekici bir amcık gözlerimin önündeydi. İlk parmağımla okşadım, sonra dilimi değdirdim bızığına. “Aah” dedi, inleyiverdi Yeliz abla. “Bunu hiç kimse yapmamıştı bana… İyi oldu bana rastgeldiğin, hadi koçum” dedi yine tatlı gülümsemesiyle. Azgınlaşmıştım. Pornolarda gördüğüm gibi parmaklayarak yalamaya başladım. Yaladıkça sulanıyor, sulandıkça kokusu ağırlaşıyordu amcığın. Pis gibi gelebilir ama, o an insana o kadar tatlı geliyor ki. Dakikalar geçti, inlemeye başladı, “hayvan, o küçük parmağınla nasıl yapıyorsun onu!” diye zevk çığlıkları atıyordu eninde sonunda. Bıraktım parmağını. Artık ona orgazmı yarrağımla yaşatacaktım. Yatağa yatırdım onu, üzerinden bütün kıyafet parçalarını çıkardım. Bacaklarını ayırarak o ana kadar gördüğüm en kalın haline gelmiş yarrağımın başını yavaşça amcığına daldırdım. Her giren milimde, içim acaip bir his doluyordu. Saçmalamadan nasıl betimliyeyim bilmiyorum, zaten fen öğrencisiyim, benim için zor. Ama şöyle diyeyim, amcığının içine giren her bir bölüm sanki vücudumdan ayrılıyormuş da yerine inanılmaz bir haz cereyanı doluyormuş gibi. İçine girdim, sonra gelgitlere başladım. Yeliz ablanın üzerinde inip kalktıkça bağırmaya, çığlıklar atmaya başladı. Orgazma yaklaşıyordu. “içine boşalabilir miyim abla?” dedim. Bağıra bağıra, hayya ciyaklayarak “Boşal! Haptayım!” diye bağırdı. Bu kısa sayılabilecek sikişten sonra hepsini içine boşalttım.

Ama bu bana yetmemişti, nasıl yeterdi ki? “Abla, sana bir şey daha göstermek istiyorum” dedim. “Ay hayırsız herif, nası siktin beni be öyle. Senelerdir hiç böyle hissetmemiştim… Artık ne istersen yaparım ya” dedi. Ben de onu ellerimle yönlendirerek domalttım. Belini indirdim, kalçasını kaldırttım. Harika domalmıştı doğrusu, o kocaman parlak beyaz göt resmen ayna gibiydi. “Off be abla…” dedim okşayarak. “Sen nasıl bu kadar sene kocasız kaldın?” dedim. Cevabı hazırdı kaşar ablanın, “Ben zenginlere gündeliğe giderim ya, onlarla iş yapabilmek için bekar olmak lazım!”. “Vay orospu vay, peki hiç benim kadar güzel siken oldu mu?”. Cevabı hazırdı “Parayla karı tutan adam nasıl düzgün sikebilsin ki? Sende hem duygu var, hem de yarrak var be hayırsız!” bu lafı beni çok azdırmıştı. Terkar taş gibi olan sikimi götünün yanakları arasından amcığına götürdüm, yavaş yavaş ama sonuna kadar kökledim. “Ahh”lamalar devam ediyordu, napsın kadıncağız böyle yarrak mı yemiş hayatında? Git gel yaparken gözüme yatağın üstünde kalmış başörtüsü takıldı. “Bak bana bir şeyler öğret diyodun, sana çok güzel bir şey göstericem!” dedim, başörtüsünü aldım ve domalmış pozisyondayken örtüyle ellerini belinin arkasından birbirine bağladım. Kitlenmişti Yeliz abla, artık tamamen sikimin kontrolündeydi. “Evet abla, şimdi sana ne istersem yaparım, sen de seve seve kabul edersin!” dedim.

“ne yapcan ki, görelim!” dedi. Meydan mı okuyordu ne? Yavaşça ama bağırta bağırta amını sikmeye devam ederken başparmağımın ucuyla götüyle oynamaya başladım. Gülmesini tutamadı “Vay hayırsız! İbne misin yoksa sen?” diyecekken şöyle güzelce daldırdım parmağımı deliğine, lafı yarıda kesiliverdi. “İbne mibne anlamam, sana tamamen sahip olmak istiyorum!” dedim. Parmağımla göt deliğini genişletmeye devam ettim. Yavaş yavaş kıvama gelmişti. Zaten bağırtıları da artmıştı, artık adam gibi köklesem göt am farketmez inleye inleye boşalacaktı. “hadi abla, geliyorum hazır ol” dedim, “fazla acıtma aman, tuvalete çıkamam bir daha olmaz öyle!” dedi. Ben de yavaş yavaş, zevk almasına dikkat ederek ucundan batırdım siki. Doğum yaparmış gibi nefes alıp veriyordu acımaması için, ben de elimden geleni yapıyordum. Hop, yarısına kadar sokmuştum. Fena bir his, ibnece, bok yolu falan ama sikin her tarafı sımsıkı sarılıyor. Artık travestiyle mi yaparsınız karınızla mı bilmem de deneyin yani. İleri geri gidiyordum, her gidişte daha da ileri gidiyordum. Zevk çığlıkları atıyordu, ben de artık sikimin kontrolündeydim. Bağırta bağırta sikmeye başladım yeliz ablayı, elleri bağlı olduğu için hiç bir şey yapamıyor, apartman duymasın diye de sesini fazla çıkarmamaya çalışıyordu. Ama fena hazlanıyordu, belli. Öyle öyle, bağırta bağırta, inlete inlete orgazma götürdüm onu, sonra da içine boşaldım. O an bir çığlık atmış ama, apartman sallanmıştır var ya.

O gün öyle geçti ve, sikişlerimiz, fantezilerimiz bir kaç hafta daha devam etti. Derken enteresan ama, çok fena bir olay oldu. Cihan olayları anlamıştı. Beni çağırmıştı konuşmak için. Ben de ne yapayım, kabul ettim. Konuştuk, orospu çocuğu tehdit ediyordu beni, o da benim anamı sikermiş. Siktir lan dedim. Kavga çıkıyordu ama, sonunda kararı verdim, o da benim anamı sikebilirdi. Anlaştık, bir plan yaptık. Yelizi daha dudaktan öpememişken kaybetmeme değmezdi.

Yeliz ablayla sonraki buluşmamızda, değişik bir fantezi yapmaya karar verdim. Yarrağımı yalatıp güzelce döllerimi yutturduktan sonra, önce eskisi gibi başörtüsüyle ellerini arkadan bağladım, sonra da gözlerini daha kalın bir bezle. Hiçbir şey göremiyordu, anca konuşuyordu ve hissediyordu. Böyle böyle yavaş yavaş, konuşa konuşa okşadım onu. Ta ki, zil çalıncaya kadar. “Ben kim var kim yok bir bakayım” dedim o yatakta bir şey yapamadan dururken, kapıdaki Cihan’ı karşıladım. “Şşş, konuşma sakın. Bu anne meselesini öyle güzel halledeceğim ki hayatın değişecek”. Kısık sesle yürümesini tembihleyerek odama götürdüm orospu çocuğunu. Annesini o halde görünce çok şaşırmış, bildiğin kıpkırmızı olmuştu. “Önemli biri değilmiş be abla, korkma yani yarrak için fazla beklemeyeceksin.” dedim. iyice azgınlaşmış yeliz “ooo güzel, bu sefer önce götten istiyorum ama, amı sonraya bırakınca daha hoş oluyor. Bi de böyle hiç bir şey göremiyorum, çok garip bir şey ya.” dedi, ama cevap vermedim. Cihan heyecandan kaskatı kesilmişti ama, yavaş yavaş annesine yaklaşmaya başladı. Eşofmanını yavaşça indirdi, nutku tutulmuştu ama siki gayet iyi durumdaydı. Annesinin arkasına geçti, yavaş yavaş götüne girmeye başladı. “aahh… Devam et hayırsız, çok güzel oluyor böyle… Şuan hiçbir şey göremiyorum ama seni öyle bir hissediyorum ki…”

Götten sikiş bir süre sonra sona erdi, Yeliz abla kapanışı amdan yapmak istiyordu. ben de cihanın yerine geçerek yardımcı oldum. ellerinin bağını çözdüm, gözlerini açmadan sırtüstü misyonere getirdim yelizi. Amıyla oynadım hafiften, “hadi sok be, ne bekliyorsun!” diye bağırıncaya kadar vücuduyla oynadım. Sonra da Cihanın, onun içine girmesine izin verdim. Olanları anlamasın diye cihanın boğazından hiçbir kelime geçemiyordu. Sadece, yavaş yavaş annesini sikiyordu. Yavaş yavaş, annesini bağırtmaya başladı. Hızlandı, annesini orgazma yaklaştırıyordu. Annesini inletiyordu, vücudunda okşayabileceği her yerle oynuyordu. Bu haldeyken cihan’ın ensesinden tutun bi güzel ittim, dudakları annesininkiyle birleşti. Annesi de haz denizinde yüzüyordu, o da. Öpüşmeye başladılar, o şekilde ikisi de kendilerini kaybettiler. En sonunda, yakın anlarda fena şekilde boşaldılar. Apar topar toplandı Cihan, hiç bir şey diyemeden giyinip gitti. Yeliz de tatlı tatlı inlemeye devam ediyordu. Ben bile ne biçim bir seks yaşadıklarını kıskanmıştım.

Bu olaydan sonra yelizle pek birlikte olmamaya başladım, stresten de ruhsal sıkıntılardan da kurtulmuştum çünkü. Cihanın da bir daha boyundan büyük işlere karışacağını sanmıyorum, annesine aynı gözle bakamamıştır, ama bir daha onunla birlikte de olamamıştır. Bana karşı gelmenin cezasını çok fena şekilde aldı. Süper de bir üniversiteye kapak attım ooo, bok yesinler.

Not: Ulan ben çok fena orjinal hikaye diye başladım, sonuçta bildiğin Oldboy çakması oldu a.q. Neyse yine de güzel ya ensestçi sapıklar okur okur 31 çeker.İsim : DenizMail : [email protected]
/* */

Telefonda boşalmak ister misin? Hemen ara aşkım : 00353 515 737 08

Bir yorum bırakın